Sanığın, katılanın Facebook profilinden izinsiz olarak aldığı fotoğrafını kullanarak, katılan adına sahte bir Facebook hesabı ('Nesrin Hülya E.') açması eylemi, TCK'da hangi suçu/suçları oluşturur? Yargıtay 12. CD 2017/3108 sayılı kararında yapılan hukuki nitelendirmeyi açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 136/1'de düzenlenen 'Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme' suçunu oluşturur. Yargıtay 12. CD 2017/3108 sayılı kararı, bu tür bir eylemin hukuki nitelendirmesini bu şekilde yapmıştır. Kararın gerekçeleri şöyledir: 1. **Kişisel Veri Niteliği:** Bir kişinin fotoğrafı, onu belirlenebilir kılan, kimliğine özgü bir bilgidir ve TCK m. 135-140 hükümleri ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında 'kişisel veri' olarak kabul edilir. 2. **Hukuka Aykırı Olarak Verme/Yayma:** Sanık, katılanın kişisel verisi olan fotoğrafını, onun rızası olmaksızın, sahte bir Facebook profili oluşturarak internet ortamında 'başkalarının görgüsüne sunmuştur'. Bu eylem, kişisel verinin 'verilmesi' veya 'yayılması' fiilini oluşturur. Bu verme/yayma eylemi, katılanın rızası olmadığı için 'hukuka aykırı'dır. Suçun oluşması için failin bu veriyi başka birine satması veya devretmesi şart değildir; internet gibi bir ortamda umuma açık hale getirmesi yeterlidir. 3. **Kast:** Sanığın bu eylemi, katılanla yaşadığı tartışma sonrası ona bir şeyleri 'ispatlamak' amacıyla da olsa, katılanın fotoğrafını izinsiz kullandığını bilerek ve isteyerek yapması, suçun manevi unsuru olan 'genel kast'ın varlığı için yeterlidir. Olayda, sanığın eylemi aynı zamanda TCK m. 125 kapsamında hakaret oluşturabilecek unsurlar içerse de (sahte profil üzerinden yapılacak yazışmalarla), Yargıtay'ın odaklandığı temel suç, kişisel verinin izinsiz olarak kullanılıp yayılmasıdır. Bu karar, dijital ortamda başkalarının kimlik bilgileriyle sahte profiller oluşturmanın ceza hukuku karşısındaki yerini netleştirmesi açısından önemlidir.