TCK m. 86/2 kapsamında 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilir' nitelikte bir yaralama sonucunda, mağdurun mevcut özel durumu (örneğin hemofili, ileri derecede osteoporoz) nedeniyle ölüm neticesinin meydana gelmesi halinde, failin sorumluluğu nasıl belirlenir? TCK m. 87/4'ün uygulanma yasağını ve taksirin türünün (basit/bilinçli) belirlenmesindeki 'öngörülebilirlik' kriterini analiz ediniz.
Bu durumda failin sorumluluğu, TCK m. 87/4'e göre değil, genel hükümler çerçevesinde taksirle öldürme (TCK m. 85) hükümleri uyarınca belirlenir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları (CGK 2018/354, 1. CD 2017/1508), TCK m. 87/4'ün uygulanabilmesi için temel yaralama fiilinin TCK m. 86/1 kapsamında olması gerektiğini, m. 86/2'deki hafif yaralamaların bu kapsamda olmadığını netleştirmiştir. Sorumluluğun belirlenmesi için taksirin türü ve öngörülebilirlik kriteri devreye girer: 1. **Fail Mağdurun Özel Durumunu Bilmiyorsa (Basit Taksir):** * **Öngörülebilirlik:** Bu durumda 'objektif öngörülebilirlik' kriteri uygulanır. Ortalama, makul bir insanın, yaptığı basit yaralama eyleminin (hafif bir itme, tokat atma vb.) normal bir insanda ölüme yol açacağını öngörmesi beklenmez. Mağdurun hemofili gibi özel ve harici durumu, neticenin öngörülebilirliğini ortadan kaldırır. Bu durumda, ölüm neticesi fail açısından 'beklenmedik bir hal' veya 'tesadüf' olarak kabul edilebilir ve nedensellik bağı bulunsa dahi, öngörülebilirlik unsuru yokluğundan faile taksirle öldürmeden sorumluluk yüklenemeyebilir. Fail sadece işlediği temel suç olan kasten yaralamadan (TCK m. 86/2) sorumlu tutulur. Ancak, eylemin niteliğine göre (örneğin yaşlı birini sertçe itmek) ölüm neticesinin genel hayat tecrübelerine göre öngörülebilir olduğu kabul edilirse basit taksirden sorumluluk gündeme gelebilir. 2. **Fail Mağdurun Özel Durumunu Biliyorsa (Bilinçli Taksir):** * **Öngörme:** Eğer fail, mağdurun hemofili hastası olduğunu veya kemiklerinin çok kırılgan olduğunu biliyorsa, yapacağı en basit fiziki müdahalenin dahi ciddi sonuçlar ve hatta ölüm doğurabileceğini 'öngörür'. Fail, bu neticeyi istememekle birlikte, 'bir şey olmaz' diyerek veya neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket ederse, bu durum TCK m. 22/3'teki 'bilinçli taksir' halini oluşturur. Bu durumda fail, TCK m. 85 yollamasıyla TCK m. 22/3 uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulur. Yargıtay 1. CD 2017/1508 sayılı kararı da bu yönde bir ayrıma işaret etmektedir.