Bir gazetecinin, hükümetin bilgisi dahilinde yürütülen ve 'devlet sırrı' olarak nitelendirilen bir faaliyeti, 'hükümeti uluslararası alanda zor duruma düşürmek' ve 'teröre destek veriyor imajı yaratmak' amacıyla yayımlaması eylemi, TCK m. 312'de düzenlenen 'Hükûmete karşı suç' kapsamında değerlendirilebilir mi? Bu suçun unsurlarından olan 'cebir ve şiddet'in yokluğu, suçun oluşumunu nasıl etkiler? Yargıtay 16. CD 2018/604 kararındaki analizi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223779

Hayır, bu eylem TCK m. 312 kapsamında 'Hükûmete karşı suç' olarak değerlendirilemez. Yargıtay 16. CD 2018/604 sayılı kararı, bu tür bir eylemin TCK m. 312'nin unsurlarını taşımadığına hükmetmiştir. TCK m. 312, 'Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs' eylemini suç olarak tanımlamaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için iki temel unsurun varlığı zorunludur: 1. **Maddi Unsur:** Failin 'cebir veya şiddet' kullanması. Kanun gerekçesinde ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında bu unsurun 'fiziki/maddi cebir' olduğu açıkça belirtilmiştir. Manevi cebir kavramı, 5237 sayılı TCK tarafından terk edilmiştir. 2. **Amaç Unsuru:** Bu cebir ve şiddetin, Hükûmeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye yönelik olması. Somut olayda gazetecinin eylemi, basın-yayın yoluyla gerçekleştirilen bir 'açıklama' fiilidir. Her ne kadar bu eylemin amacı hükümeti zor durumda bırakmak olsa da, eylemde TCK m. 312'nin aradığı 'cebir ve şiddet' unsuru bulunmamaktadır. Bir haber yayımlamak, fiziki bir zorlama veya şiddet içermez. Yargıtay da kararında, eylemlerin 'maddi cebir içermemesi' ve 'amaç suç bakımından elverişli/vahim eylem kapsamında bulunmaması' nedeniyle müsnet suçun oluşmayacağını belirtmiştir. Bu tür bir eylem, unsurları varsa TCK m. 329 (Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama) veya TCK m. 330 (Bu bilgileri casusluk maksadıyla açıklama) gibi devlet sırlarına karşı suçlar kapsamında değerlendirilebilir, ancak Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde yer alan ve 'cebir ve şiddet'i kurucu unsur olarak arayan TCK m. 312 kapsamında ele alınamaz.