Failin, kalp hastası olduğunu bildiği maktul ile kavga etmesi ve bu kavganın yarattığı efor ve stres sonucu maktulün ölmesi halinde, failin sorumluluğu TCK m. 87/4 (kasten yaralama sonucu ölüm) kapsamında mıdır, yoksa TCK m. 85 ve m. 22/3 (bilinçli taksirle öldürme) kapsamında mıdır? Bu iki suç tipi arasındaki ayrımı Yargıtay 12. CD 2022/1776 kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223774

Failin sorumluluğu TCK m. 85 ve m. 22/3 uyarınca 'bilinçli taksirle öldürme' suçu kapsamındadır. Bu iki suç tipi arasındaki ayrım, yaralanmanın niteliği ve failin manevi unsuruna göre yapılır. 1. **Yaralanmanın Niteliği:** Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, TCK m. 87/4 (kasten yaralama sonucu ölüm) hükmünün uygulanabilmesi için, temel alınan yaralama eyleminin en azından TCK m. 86/1 kapsamında, yani basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte bir yaralama olması gerekir. Eğer maktulde oluşan yaralanma, TCK m. 86/2 kapsamında 'basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir' nitelikte ise, TCK m. 87/4 uygulanamaz. Somut olaydaki gibi, ölümün doğrudan darp sonucu değil, stresin tetiklediği kalp krizinden kaynaklandığı durumlarda, fiziksel yaralanma genellikle TCK m. 86/2 kapsamında kalır. 2. **Failin Manevi Unsuru (Bilinçli Taksir):** TCK m. 87/4 uygulanamadığında, failin sorumluluğu genel hükümlere göre belirlenir. Yargıtay 12. CD 2022/1776 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, fail maktulün kalp hastası olduğunu bilmektedir. Bu bilgi, failin, yapacağı kavga ve yaratacağı stresin maktulde bir kalp krizine ve hatta ölüme yol açabileceğini 'öngörmesini' sağlar. Fail bu neticeyi (ölümü) istememekte, kastı sadece yaralamaya yönelik olmaktadır. Ancak öngördüğü bu neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenerek (şansa veya maktulün dayanıklılığına) hareketine devam etmektedir. Bu durum, TCK m. 22/3'te tanımlanan 'bilinçli taksirin' tipik bir örneğidir. Sonuç olarak, yaralanma basit nitelikte olduğu için TCK m. 87/4 uygulanamaz. Fail, maktulün özel durumunu bildiği için ölüm neticesini öngörmüş ancak istememiştir. Bu nedenle TCK m. 85 (taksirle öldürme) ve TCK m. 22/3 (bilinçli taksir) hükümleri uyarınca cezalandırılması gerekir.