Bir polis memurunun, kanun hükmünü ifa ederken (PVSK m.16) silah kullanma yetkisinin sınırını aşarak bir kişinin ölümüne taksirle neden olması durumunda TCK m.27/1 uygulanacaktır. Bu 'sınırın aşılması' fiilinin 'basit taksir' mi yoksa 'bilinçli taksir' mi olduğunu belirlerken hangi objektif ve sübjektif kriterler dikkate alınmalıdır? YCGK 2024/157 kararındaki tartışmaları esas alınız.
TCK m.27/1 kapsamındaki sınırın aşılmasında taksirin türünü belirlemek, failin iç dünyasıyla ilgili 'öngörme' unsurunun tespitiyle mümkündür. YCGK 2024/157 kararındaki tartışmalar ışığında dikkate alınması gereken kriterler şunlardır: **Objektif Kriterler (Dış Dünyaya Yansıyan Deliller):** 1. **Olay Yeri Koşulları:** Arazinin yapısı (düz, engebeli, kot farkı), aydınlatma durumu, hava koşulları gibi faktörler, neticenin öngörülebilirliğini etkiler. Zorlu koşullar, ölüm neticesinin öngörülmesini daha olası kılar. 2. **Hedefin Durumu:** Hedefin sabit mi yoksa hareketli mi olduğu, kaçma hızı ve şekli, isabet oranını ve dolayısıyla tehlikeyi artırır. 3. **Atışın Nitelikleri:** Atışın yönü (doğrudan vücuda mı, yoksa caydırma amaçlı ayaklara mı?), atış mesafesi ve sayısı, failin kastı ve öngörüsü hakkında ipucu verir. Ayaklara doğru yapılan atış, öldürme kastı olmadığını gösterse de, seken kurşun veya isabet hatası riskini öngörme yükümlülüğünü gündeme getirir. **Sübjektif Kriterler (Faile İlişkin Özellikler):** 1. **Failin Tecrübesi ve Eğitimi:** Yirmi bir yıllık bir polis memuru gibi, silah kullanımı konusunda eğitimli ve tecrübeli bir kişinin, hareketli bir hedefe ateş etmenin risklerini ve ölüm neticesinin gerçekleşme olasılığını, sıradan bir vatandaşa göre daha iyi öngörmesi beklenir. Bu, bilinçli taksir lehine bir karinedir. 2. **Failin Olay Anındaki Beyan ve Davranışları:** Failin atış öncesi veya sonrası davranışları, neticeyi öngörüp öngörmediği konusunda fikir verebilir. **YCGK Kararındaki Tartışma:** * **Çoğunluk (Basit Taksir):** Olayın hareketliliği, kot farkı gibi objektif zorlukların, tecrübeli de olsa polisin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek öngörülebilir neticeyi 'öngörmemesine' neden olduğunu kabul etmiştir. Yani, polis 'ayağına sıkarım, durur' diye düşünmüş, ölüm ihtimalini aklına getirmemiştir. * **Azınlık (Bilinçli Taksir):** Failin tecrübesini ve ateşli silahın doğasını ön plana çıkarmıştır. Buna göre, tecrübeli bir polis, bu koşullarda ölüm neticesinin 'gerçekleşebileceğini' öngörür, ancak 'ben isabet ettirmem, bir şey olmaz' diyerek kendi becerisine güvenir. Bu durum, öngörülen ama istenmeyen netice olduğundan bilinçli taksirdir. Sonuç olarak, taksirin türü bu objektif ve sübjektif verilerin, özellikle de failin tecrübesi ile olay yerinin zorluk derecesinin birlikte ve dengeli bir şekilde yorumlanmasıyla belirlenir.