Sanık, tartıştığı şikâyetçiye 'Seni öldüreceğim! Senin ananı avradını sinkaf edeceğim!' şeklinde sözler söylemiştir. Bu durumda sanık, hem tehdit (TCK m. 106) hem de hakaret (TCK m. 125) suçlarından ayrı ayrı mı cezalandırılır, yoksa eylem bir bütün olarak tek bir suç mu oluşturur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/46 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
Bu durumda sanığın eylemi bir bütün olarak değerlendirilir ve sanık sadece tehdit suçundan (TCK m. 106) cezalandırılır. YCGK'nın 2018/46 sayılı kararına göre, bu tür ifadeler kül (bütün) halinde değerlendirilmelidir. Kararın gerekçesi şudur: Sanığın temel kastı ve eyleminin yöneldiği asıl amaç, mağduru korkutmak ve onda endişe yaratmaktır. 'Seni öldüreceğim!' sözü açık bir tehdittir. Hemen ardından söylenen 'Senin ananı avradını sinkaf edeceğim!' ifadesi ise, tek başına değerlendirildiğinde hakaret ve cinsel taciz içeren bir sövme olsa da, olay bütünlüğü içinde tehdidin etkisini pekiştiren, onu daha ciddi ve korkutucu hale getiren bir unsur olarak kabul edilir. Yargıtay, bu ikinci cümlenin bağımsız bir hakaret kastıyla değil, tehdit kastının bir parçası olarak, öfke ve şiddetin bir dışavurumu şeklinde söylendiğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, eylemler arasında fiili ve hukuki bir kesinti yoktur ve eylem bir bütün olarak, geleceğe yönelik olarak mağdurun hayatına ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir tehdit suçunu oluşturur. Bu yorum, suçların içtimaında 'baskın olan kast' ilkesine de uygundur. Sanığın asıl amacı hakaret etmek değil, korkutmaktır.