Avukat olan sanık, mahkeme kaleminde yazı işleri müdürü olan katılana 'Kapa çeneni, psikolojik sorunun var herhâlde, sen hastasın, hastaneye git, dengesiz' şeklinde sözler sarf etmiştir. Bu sözler, TCK m. 125 kapsamında hakaret suçunu mu, yoksa eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kalan 'kaba söz' mü teşkil eder? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/512 sayılı kararındaki ölçütlerle değerlendiriniz.
Bu sözler, YCGK 2018/512 sayılı kararı doğrultusunda, hakaret suçunu değil, ifade özgürlüğü sınırları içinde kalan 'nezaket dışı, kaba, rahatsız edici hitap tarzı ve ağır eleştiri' niteliğindedir. Bu nedenle hakaret suçunun kanuni unsurları oluşmamıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir sözün hakaret suçunu oluşturabilmesi için şu iki seçimlik hareketten birini içermesi gerekir: 1. **Somut bir fiil veya olgu isnadı:** Kişinin onur ve saygınlığını rencide edecek belirli bir eylemi (hırsızlık, rüşvet vb.) ona atfetmek. 2. **Sövme:** Genel ve soyut nitelemelerle kişinin onur ve saygınlığına saldırmak (alçak, şerefsiz vb.). Her türlü kaba, rahatsız edici veya ağır eleştiri, otomatik olarak hakaret suçunu oluşturmaz. Özellikle kamu hizmeti yürüten görevlilere yönelik eleştirilerde ifade özgürlüğünün sınırları daha geniştir. CGK 2018/512 kararındaki olayda, sanığın sözleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide etme kastından ziyade, o anki tutum ve davranışlarına yönelik bir tepki ve ağır bir eleştiri olarak görülmüştür. 'Psikolojik sorunun var', 'hastasın', 'dengesiz' gibi ifadeler, somut bir fiil isnadı içermediği gibi, genel kabul gören sövme niteliğindeki kelimelerden de değildir. Bu ifadeler, nezaket sınırlarını aşan, kaba ve incitici olmakla birlikte, ceza hukuku anlamında bir suç teşkil etmez. Yargıtay bu tür ifadeleri, muhatabın onurunu zedelemekten çok, o anki davranışına yönelik bir 'değer yargısı' ve 'ağır eleştiri' olarak yorumlamaktadır.