Bir kimsenin müstakil evinin bulunduğu, etrafı duvarla çevrili ve sokağa açılan bir kapısı olan bahçesi, TCK m. 116 açısından 'konut' mu yoksa 'eklenti' mi sayılır? Bu bahçeye izinsiz girilmesi, konut dokunulmazlığının ihlali suçunu hangi anda oluşturur? YCGK 2017/517 ve 2018/623 sayılı kararlarındaki tanımlamaları kullanarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223754

Bu nitelikteki bir bahçe, TCK m. 116 açısından 'konutun eklentisi' olarak kabul edilir. YCGK kararlarında (2017/517, 2018/623) 'eklenti' kavramı; 'doğrudan doğruya veya dolaylı olarak konuta bağlı olup fiilen konutun kullanılmasına özgülenen veya onu tamamlayan, o yerin başkasına aidiyetini simgeleyen, engellerle dış dünyadan ayrı tutulmuş yer' olarak tanımlanmıştır. Somut olaydaki bahçe bu tanıma uymaktadır çünkü: 1. **Konuta Bağlılık:** Konutla aynı parselde ve fiziki bütünlük içindedir. 2. **Kullanıma Özgülenme:** Konutun kullanımı için (dinlenme, bahçecilik vb.) fiilen özgülenmiştir. 3. **Dış Dünyadan Ayrılma:** Etrafının duvarla çevrili olması ve bir kapısının bulunması, o yerin özel bir hakimiyet alanı olduğunu ve başkalarının rıza olmaksızın girmesinin istenmediğini açıkça belirtir. Bir yerin eklenti sayılması için kapının kilitli olması dahi şart değildir; önemli olan, dış dünyadan bir engelle (duvar, çit, tel örgü vb.) ayrılmış olmasıdır. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, failin bu bahçeye izinsiz olarak girdiği anda oluşur. Suçun tamamlanması için failin ayrıca konut binasının içine girmesi gerekmez. Fail, bahçe duvarını aştığı veya bahçe kapısından izinsiz olarak içeri adım attığı an, 'eklentiye girme' suretiyle TCK m. 116/1'de tanımlanan suçu işlemiş olur. Çünkü bu eylem, kişinin yuvasındaki yaşamının sulh ve selametini ve güvenlik duygusunu sarsan bir müdahaledir.