Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/902 E., 2018/97 K. sayılı kararında, iddianamede 'zorla soyundurup elleriyle göğüslerini okşadığı ve cinsel organını müştekinin cinsel organına sürttüğü' şeklinde anlatılan eyleme rağmen, mahkemenin 'parmak sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu' kabulüyle TCK m.102/2'den mahkumiyet kararı vermesi neden CMK m.225/1'e aykırı bulunmuştur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında (ve Özel Daire karşı oyunda), iddianamede anlatılan fiilin TCK m.102/1 (basit cinsel saldırı) kapsamında olduğu, 'vücuda organ veya sair bir cisim sokma' (TCK m.102/2 - nitelikli cinsel saldırı) şeklinde bir anlatıma ve sevk maddesine yer verilmediği belirtilmiştir. Mahkemenin, iddianamede anlatılmayan ve unsurları farklı olan 'parmak sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı' eyleminden hüküm kurması, CMK m.225/1'deki 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir' ilkesine aykırı bulunmuştur. Burada sadece suçun hukuki niteliği değişmemiş, aynı zamanda iddianamede yer almayan farklı bir maddi fiil (vücuda organ sokma) esas alınarak hüküm kurulmuştur. Bu durum, 'davasız yargılama olmaz' ilkesinin ve sanığın savunma hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir. Ek savunma hakkı tanınsa bile, dava konusu yapılmayan bir eylemden hüküm kurulamayacağı kabul edilmiştir. (Kaynak: CMK Madde 170 metni altındaki Yargıtay kararı)