TCK m. 327'deki 'devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme' suçu ile TCK m. 328'deki 'siyasal veya askeri casusluk' suçunu birbirinden ayıran temel sübjektif unsur nedir? Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/4290 sayılı kararındaki 'anlaşma' şartını, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/604 sayılı kararındaki eleştiriler ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223742

TCK m. 327 ile TCK m. 328 arasındaki temel fark, failin manevi unsurunda yatmaktadır. TCK m. 327'deki suçun oluşumu için genel kast (bilginin niteliğini bilerek ve temin etmeyi isteyerek hareket etme) yeterliyken, TCK m. 328'deki suçun oluşumu için genel kastın yanı sıra failin 'siyasal veya askeri casusluk maksadıyla' hareket etmesi, yani özel kastın varlığı gereklidir. Bu özel kast, bilginin yabancı bir devlet yararına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin zararına toplanması amacını içerir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2014/4290 sayılı kararında, casusluk suçunun oluşumu için 'casus ile lehine casusluk yapılan yabancı devlet arasında bir anlaşmanın mevcut olmasını' aramıştır. Bu görüş, casusluk fiilinin bir talep ve bu talebe yönelik bir eylem neticesinde ortaya çıktığı, dolayısıyla bir anlaşma ilişkisi gerektirdiği varsayımına dayanır. Ancak, Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2018/604 sayılı kararında bu görüşü eleştirmiştir. Daireye göre, 'anlaşma' şartı kanun metninde ve gerekçesinde yer almayan bir unsurun içtihat yoluyla suça eklenmesidir. Bu durum, yasama yetkisine müdahale anlamına gelebilir. Daire, failin herhangi bir ülke ile anlaşma yapmaksızın bilgileri temin edip, sonradan belirleyeceği bir devlete servis etme ihtimalinin bulunduğunu ve bu tür eylemlerin ispat zorluğu nedeniyle cezasız kalma riskini doğuracağını belirtmiştir. Bu nedenle, 16. Ceza Dairesi'ne göre, casusluk suçunun oluşumu için bilginin casusluk maksadıyla temin edilmesi yeterli olup, önceden bir anlaşma yapılmış olması şart değildir. Bu yorum, suçun manevi unsurunun failin iç dünyasıyla ilgili olduğu ve dış dünyaya yansıyan hareketlerden çıkarılması gerektiği ilkesiyle daha uyumludur.