Bir mahkumiyetin, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu m.8/1-h uyarınca 'üç aydan fazla hapis cezası' olması durumunda, Yazar bu durumun arşiv kaydının silinme süresini neden otomatik olarak 15/30 yıla tabi kılmaması gerektiğini savunmaktadır? Bu savunmanın temel dayanağı nedir?
Yazar, 2802 sayılı Kanun m.8/1-h'de yer alan 'Taksirli suçlar hariç olmak üzere, üç aydan fazla hapis... hükümlü bulunmamak' şartının, diğer bazı kanun hükümlerinden (örn: Anayasa m.76, DMK m.48/A-5) farklı olduğunu belirtmektedir. Yazarın temel dayanağı, 2802 s.K. m.8/1-h'nin ilgili kısmında, süresiz hak yoksunluğunu ve dolayısıyla arşiv kaydının uzun süreli saklanmasını gerektirecek olan 'affa uğramış olsa bile' veya 'Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde öngörülen süreler geçmiş olsa bile' gibi pekiştirici ifadelere yer verilmemiş olmasıdır. Bu ifadeler, genellikle bir hak yoksunluğunun cezanın infazından veya aftan sonra dahi devam edeceğini gösterir. Bu tür ifadelerin yokluğunda, yazar, üç aydan fazla hapis cezasının (eğer katalog suçlardan değilse) sadece hakimlik/savcılık mesleğine özgü bir engel teşkil etmesi gerektiğini, genel bir süresiz hak yoksunluğu yaratmayacağını ve bu nedenle arşivden silinme süresini otomatik olarak 5352 s.K. m.12/1-b kapsamındaki 15/30 yıla tabi kılmaması gerektiğini savunmaktadır. Ancak yazar, uygulama ve içtihadın bu yönde olmadığını da kabul etmektedir. (C Bölümü)