Bir iddianamede, şüphelinin kimlik bilgilerinin (örn: Suriye uyruklu bir kişinin) tam olarak resmi belgelerle teyit edilememesi durumunda, bu durum CMK m.170(3)(a) uyarınca iddianamenin iadesi için geçerli bir sebep midir? Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/17396 E., 2018/53 K. sayılı kararı bu konuda ne belirtmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22360

CMK m.170(3)(a), iddianamede şüphelinin kimliğinin gösterilmesini zorunlu kılar. Ancak Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/17396 E., 2018/53 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, şüpheli hakkında bir suçtan iddianame düzenlenebilmesi için kimliğinin resmi bir belge ile ispatı zorunlu değildir. Aksine bir iddia ya da tespit bulunmaması durumunda, şüphelinin kimliği ile ilgili tutarlı beyanına (ad-soyad, ana-baba adı, doğum tarihi ve yeri vb.) ve varsa ibraz ettiği kimlik belgesine (örneğin yabancı ülke kimliği) dayanarak iddianame düzenlenebilir. Özellikle Suriye gibi diplomatik ilişkilerin kısıtlı olduğu ülkelerden resmi kimlik teyidinin alınmasının fiilen imkansız olabileceği durumlar gözetilmelidir. Eğer şüphelinin beyan ettiği kimlik bilgileri mevcutsa ve teşhise elverişli parmak izleri gibi ek bilgiler de varsa, kimliğin resmi olarak teyit edilememesi tek başına iddianamenin iadesi için geçerli bir sebep olarak kabul edilmeyebilir. Aksi takdirde, bu durumdaki şüpheliler hakkında dava açılamaması ve eylemlerinin zamanaşımına uğraması sonucu doğabilir. (Kaynak: CMK Madde 170 metni ve Y.11.CD. 2017/17396 E. kararı)