CMK m.170 gerekçesinde, Tasarı'nın kamu davasının açılması yönünden 'yasallık sistemini' benimsediği ancak bu sistemin günümüz Batı hukukunda yer kaybettiği ve 'maksada uygunluk sistemi'nin geliştiği belirtilmektedir. Bu iki sistem arasındaki temel fark nedir ve Tasarı'nın (CMK'nın) bu konudaki yaklaşımı nasıl olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22358

CMK m.170 gerekçesinde belirtilen bu iki sistem arasındaki temel fark şudur: * **Yasallık Sistemi (Kovuşturma Mecburiyeti İlkesi):** Bu sistemde, Cumhuriyet savcısının bir suçun işlendiğine dair yeterli şüpheye ulaşması halinde kamu davasını açması zorunludur. Savcının takdir yetkisi yoktur veya çok sınırlıdır. Amaç, kanun önünde eşitlik ve keyfiliğin önlenmesidir. * **Maksada Uygunluk Sistemi (Takdirilik veya Maslahata Uygunluk İlkesi):** Bu sistemde, yeterli şüphe bulunsa dahi Cumhuriyet savcısına, kamu yararı, suçun ve failin önemsizliği, cezanın orantısızlığı gibi çeşitli nedenlerle dava açıp açmama konusunda takdir yetkisi tanınır. CMK m.170 gerekçesine göre Tasarı (ve dolayısıyla yürürlükteki CMK), temel olarak 'yasallık sistemini' benimsemiştir. Yani, yeterli şüphe varsa savcı kamu davasını açmakla mükelleftir. Ancak, gerekçede de belirtildiği gibi, CMK m.171 (Kamu davasını açmada takdir yetkisi) gibi hükümlerle bu yasallık sistemi yumuşatılmış ve bazı durumlarda 'maksada uygunluk' ilkesine yaklaşan istisnalar kabul edilmiştir. (Kaynak: CMK Madde 170 Gerekçesi)