Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlerken şüphelinin lehine olan hususları da ileri sürmesi (CMK m.170(5)) yükümlülüğünün temelinde yatan ceza muhakemesi ilkeleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22346

Cumhuriyet savcısının CMK m.170(5) uyarınca iddianamenin sonuç kısmında şüphelinin sadece aleyhine değil, lehine olan hususları da ileri sürmesi yükümlülüğü, temel olarak şu ceza muhakemesi ilkelerine dayanır: 1. **Maddi Gerçeğe Ulaşma İlkesi:** Ceza muhakemesinin temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Savcı, bu amaca hizmet ederken sadece suçlayıcı değil, gerçeğin tüm yönlerini (lehe ve aleyhe) ortaya koyan bir rol üstlenir. 2. **Objektiflik (Tarafsızlık) İlkesi:** Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresinde bir kamu görevlisi olarak objektif hareket etmekle yükümlüdür. Sadece aleyhe delil toplamak ve bunları sunmak değil, lehe olanları da toplamak ve değerlendirmek zorundadır. 3. **Adil Yargılanma Hakkı (Anayasa m.36, AİHS m.6):** Şüphelinin/sanığın adil bir şekilde yargılanması, lehine olan delil ve argümanların da dikkate alınmasını gerektirir. Savcının bu yükümlülüğü, adil yargılanmanın bir parçasıdır. 4. **Silahların Eşitliği İlkesi:** Savunmanın iddia makamı karşısında dezavantajlı konumda olmaması için, iddia makamının da lehe olan hususları dikkate alması ve sunması bu ilkeye katkıda bulunur. Bu yükümlülük, savcının sadece bir taraf değil, aynı zamanda adaletin bir temsilcisi olduğunu gösterir. (Kaynak: CMK Madde 170 metni ve genel ceza muhakemesi ilkeleri)