TCK m.136'nın uygulanabilmesi için 'hukuka aykırılık' unsurunun varlığı şart mıdır? Hangi durumlar hukuka uygunluk nedeni sayılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22341

Evet, TCK m.136'da düzenlenen suçun oluşabilmesi için kişisel verilerin 'hukuka aykırı olarak' verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi gerekir. Hukuka aykırılık, suçun bir unsurudur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.06.2014 tarihli, 2012/1510 E., 2014/331 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı halinde fiil suç oluşturmaz. Başlıca hukuka uygunluk nedenleri şunlardır: 1. **Kanunun Hükmünü Yerine Getirme (TCK m.24/1):** Çeşitli kamu kurumlarında verilen hizmetin gereği olarak kanun hükümlerine istinaden kişisel verilerin işlenmesi. 2. **İlgilinin Rızası (TCK m.26/2):** Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde kişisel verilerinin verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi. 3. **Hakkın Kullanılması (TCK m.26/1):** Özellikle basın özgürlüğü kapsamında (Anayasa m.28, Basın K. m.3), haberin gerçek ve güncel olması, kamuyu ilgilendirmesi ve haberle veriliş şeklinin uyumlu olması şartıyla kişisel verilerin yayınlanması. 4. **Meşru Savunma (TCK m.25/1):** Daha dar kapsamlı olmakla birlikte, teorik olarak meşru savunma koşullarında kişisel verilerin ifşası da gündeme gelebilir (örn: bir saldırıyı önlemek için saldırganla ilgili bir bilginin ifşası). Bu hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı somut olaya göre değerlendirilir. (Kaynak: TCK Madde 136 metni, TCK m.24, m.25, m.26; YCGK 2012/1510 E. kararı)