Boşanma davasında, eşlerden birinin diğer eşe ait banka hesap hareketleri dökümünü veya telefon görüşme detaylarını (HTS kayıtlarını) mahkemeye delil olarak sunması TCK m.136 açısından nasıl değerlendirilir? Yargıtay bu tür durumlarda hukuka aykırılık unsurunu nasıl yorumlamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22318

Banka hesap hareketleri veya HTS kayıtları (kimle, ne zaman, ne kadar süreyle görüşüldüğüne dair bilgiler) kişisel veri niteliğindedir. Bu verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilip bir başkasına verilmesi veya yayılması TCK m.136'yı oluşturur. Boşanma davasında delil olarak sunulması 'verme' veya 'yayma' kapsamında değerlendirilebilir. Ancak Yargıtay, bu tür durumlarda 'hukuka aykırılık' unsurunu ve 'kastı' dikkatle değerlendirmektedir. Örneğin, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3928 E., 2018/3190 K. sayılı kararında, sanığın, eşinin kendisini aldattığı iddialarını ispatlamak ve aile birliğine yönelen haksız saldırıyı savunmak amacıyla, başkaca ispat imkanı olmayan bir durumda, kaybolma olasılığı bulunan delilleri mahkemeye sunmasının hukuka aykırı hareket etme bilinciyle yapılmadığı, savunma hakkı kapsamında kaldığı belirtilerek beraat kararı onanmıştır. Benzer şekilde, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2016/3091 E., 2017/5900 K. sayılı kararında da benzer bir durumda beraat kararı verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Yani, eylemin meşru bir hakkın (savunma hakkı gibi) kullanılması ve hukuka aykırılık bilincinin olmaması durumunda suç oluşmayabilir. (Kaynak: TCK Madde 136 metni ve ilgili Yargıtay kararları)