Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 559. maddesinde belirtilen vasiyetnamenin iptali davası açma hak düşürücü sürelerinin amacı nedir ve bu sürelerin işlemeye başlama anları arasındaki farklılıkları açıklayınız?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223155

Vasiyetnamenin iptali davası açma hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 559. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelere tabidir. Bu sürelerin hukuki amacı, miras bırakanın son iradesine ilişkin hukuki ilişkilerde belirsizliği ortadan kaldırmak, mirasın paylaşım süreçlerini güvence altına almak ve dava hakkının uzun süre kullanılmamasından kaynaklanabilecek hukuki sorunları engellemektir. Bu süreler, zamanaşımı sürelerinden farklı olarak, geçmeleriyle dava açma hakkını tamamen ortadan kaldırır ve hakim tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. TMK m. 559, üç farklı hak düşürücü süre öngörmektedir: 1. **Bir Yıllık Süre:** 'İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl' geçmekle düşer. Bu süre, subjektif niteliktedir ve her hak sahibinin kendi öğrenme anına göre ayrı ayrı işlemeye başlar. Bu, mirasçıların veya ilgili kişilerin vasiyetnamedeki iptal sebebinden ve kendi haklarının ihlal edildiğinden haberdar olmalarıyla başlar. 2. **On Yıllık Süre (İyiniyetli Davalılara Karşı):** 'Her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl' geçmekle düşer. Bu süre, objektif niteliktedir ve vasiyetnamenin açıldığı tarihten (veya mirasın geçmesi tarihinden) itibaren işlemeye başlar. İyiniyetli üçüncü kişilerin kazanılmış haklarının korunması ilkesine hizmet eder. 3. **Yirmi Yıllık Süre (İyiniyetli Olmayan Davalılara Karşı):** 'İyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl' geçmekle düşer. Bu da objektif bir süredir ve miras hukukunda iyiniyet ilkesinin önemini vurgular. İyiniyetli olmayan kişilerin haksız edinimlerinin korunmamasını amaçlar. Bu farklı süreler, hukuki güvenliği sağlamanın yanı sıra, dava açma hakkını kullanmakta makul bir özen gösterme yükümlülüğünü de beraberinde getirir. Ayrıca, 'Hükümsüzlük, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir' hükmü, vasiyetnamenin mutlak hükümsüz olduğu hallerde, bu hükümsüzlüğün dava açma süresine tabi olmaksızın her zaman bir savunma olarak ileri sürülebileceği anlamına gelir.