İş hukukunda 'işe iade' talepli arabuluculuk faaliyetinde imzalanan son tutanakta 'işe iade davasından feragat etme'nin geçerliliği konusundaki Yargıtay Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki içtihat farklılığını açıklayınız ve bu farklılığın hukuki gerekçelerini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223148

İş hukukunda, işe iade davası, işçinin feshin geçersizliğini ve işe iadesini talep ettiği özel bir davadır. Arabuluculuk sürecinde işe iade talepli tutulan son tutanak, İş Kanunu'nun 21. maddesinin 7. fıkrasında (İMK ile eklenen) yazan hususları içermelidir, aksi halde Kanun anlaşmanın sağlanamamış sayılacağını kabul eder. Ancak, 'işe iade davasından feragat etme'nin son tutanakta yer almasının geçerliliği konusunda Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) arasında içtihat farklılığı bulunmaktadır: 1. **Konya BAM 9. Hukuk Dairesi'nin Görüşü:** 15.12.2021 tarihli, E. 2021/2879, K.2021/460 numaralı kararında, 'henüz doğmamış bir haktan feragatin mümkün olmaması nedeniyle henüz açılmamış işe iade davasından feragatin geçersiz' olduğuna hükmetmiştir. Bu görüşün hukuki gerekçesi, işe iade davasının feshin geçersizliği tespitiyle doğan bir hak olması ve henüz dava açılmadığı için bu hakkın tam olarak 'doğmuş' sayılmamasıdır. Gelecekte doğacak haklardan peşinen feragat edilmesi, hak arama özgürlüğüne ve işçinin korunması ilkesine aykırı bulunabilmektedir. 2. **Ankara BAM 6. Hukuk Dairesi'nin Görüşü:** 04.02.2020 tarihli, E.2019/4092, K. 2020/304 numaralı kararında ise 'son tutanakta işe iade davasından feragat etmenin geçerli' olduğuna karar verilmiştir. Bu görüşün gerekçesi, arabuluculuk sürecinin tarafların serbest iradeleriyle bir uzlaşmaya varmasını sağlaması ve bu uzlaşmanın gelecekteki ihtilafları da çözme amacını taşıması olabilir. Ayrıca, işe iade davasının dava şartı arabuluculuk kapsamında olması, bu hakkın arabuluculuk sürecinde müzakere edilebilir olduğunu ima eder. Bu içtihat farklılığı, henüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu düzeyinde kesinleşmiş bir karar olmaması nedeniyle iş hukukunda bir belirsizlik yaratmaktadır. Farklılık, 'doğmuş hak' kavramının yorumlanması ve arabuluculuk sözleşmesinin kapsamı ve bağlayıcılığına ilişkin farklı hukuki yaklaşımlardan kaynaklanmaktadır. Bu durum, işçilerin ve işverenlerin arabuluculuk süreçlerinde profesyonel hukuki destek almasının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.