İcra taahhüdü, hacizden önce ve hacizden sonra yapılmak üzere ikiye ayrılır. Bu iki durum arasındaki temel hukuki farkları, özellikle alacaklının rızası ve taksitlendirme şartları açısından açıklayınız.
İcra taahhüdü, borcun taksitle ödenmesi konusunda yapılan anlaşmadır ve İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 111. maddesinde düzenlenmiştir. Hacizden önce ve sonra yapılan taahhütler arasında önemli hukuki farklar bulunur: 1. **Hacizden Önce İcra Taahhüdü:** * **Alacaklının Rızası:** Haciz işlemi yapılmadan önce borcun taksitlendirilmesi konusunda mutlaka alacaklının rızası gerekir. Borçlunun teklifi ne olursa olsun, alacaklı bu teklifi kabul etmek zorunda değildir. * **Taksit Şartları:** Taraflar taksit miktarlarını ve tarihlerini istedikleri gibi serbestçe kararlaştırabilirler. Ancak, özellikle cezai sonuçların doğabilmesi için bu anlaşmada taksit miktarları ve ödeme tarihlerinin açıkça belirlenmesi gerekir. * **Sonuç:** Borçlu anlaşmaya uygun ödeme yaparsa icra takibine devam edilmez, haciz yapılamaz ve haciz isteme süresi işlemez. İhlalde, alacaklı takibe devam edebilir ve İİK m.340'a göre tazyik hapsi isteyebilir. 2. **Hacizden Sonra İcra Taahhüdü (İİK m.111):** * **Alacaklının Rızası:** Eğer borçlunun taksitlendirme teklifi Kanun'un (İİK m.111) aradığı koşulları taşıyorsa, alacaklının bu konudaki rızası aranmadan taksitlendirme işlemi geçerli olur. Başka bir deyişle, alacaklı kabul etmese bile icra taahhüdü kurulmuş olur. * **Taksit Şartları (İİK m.111):** Her taksitin borcun dörtte birinden aşağı olmaması, ilk taksitin derhal ödenmesi, kalan taksitlerin süresinin en geç aydan aya verilmek suretiyle üç ayı geçmemesi gerekir. Taksitlerin eşit olması aranmamıştır. * **Sonuç:** Bu durumda haczedilen mal satılmaz, muhafaza altına alınması da mümkündür. Taksitlendirme devam ettikçe satış isteme süreleri işlemez (İİK m.106, 150/e), ancak toplam süre 10 yılı aşarsa süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Borçlu taahhüdü ihlal ederse, takibe kaldığı yerden devam edilir ve alacaklının şikayeti üzerine İİK m.340'a göre tazyik hapsi uygulanabilir. Kısacası, hacizden önce yapılan taahhüt tamamen iradi ve alacaklının kabulüne bağlıyken, hacizden sonraki taahhüt, belirli yasal şartları sağlaması halinde alacaklının rızasına bakılmaksızın hüküm ifade eder.