Avukatlık mesleğinde 'bağımsızlık' ilkesi ne anlama gelir ve bu ilke, avukatın meslek sırrı saklama yükümlülüğü ile nasıl bir ilişki içindedir?
Avukatlık mesleğinde 'bağımsızlık' ilkesi, avukatın mesleğini ifa ederken kendi şahsi çıkarlarıyla veya kendisi dışındaki etkenlerden kaynaklanan baskılardan (yargıç, davanın tarafları, üçüncü şahıslar) etkilenmeden hareket etmesi gerektiği anlamına gelir. Avukat, hukuki mütalaa verirken dahi bağımsız davranmalı, muhatap olduğu kişileri memnun etme gayesiyle değil, meslek kuralları temelinde hareket etmelidir. Bu bağımsızlık ilkesi, avukatın 'meslek sırrı saklama yükümlülüğü' ile sıkı bir ilişki içindedir. Meslek sırrı, avukatın müvekkiliyle olan ilişkisi sırasında öğrendiği tüm bilgileri kapsar ve bu sırrı korumak, hem bir hak hem de mutlak bir görevdir. Avukatın sır saklama yükümlülüğü herhangi bir zamanla sınırlı değildir; avukatlık mesleğini bıraksa dahi bu yükümlülük devam eder. Ayrıca avukat, birlikte çalıştığı kişilerin de meslek sırrını korumasını sağlamakla yükümlüdür. Bağımsızlık, avukatın müvekkilinin menfaatlerini herhangi bir dış baskı veya kişisel çıkar endişesi olmaksızın en etkin şekilde savunabilmesinin temelidir. Meslek sırrı yükümlülüğü ise, müvekkilin avukatına tam bir güvenle bilgi aktarabilmesini sağlayarak, bu bağımsız savunma hakkının hayata geçirilmesine olanak tanır. Sır saklama, müvekkilin avukatına açık olmasını teşvik eder ve böylece avukatın davayı veya işi en doğru ve eksiksiz bilgilerle yürütmesini sağlar, bu da bağımsızlık ilkesinin işlevselliği için vazgeçilmezdir.