Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3. maddesi, 'madde bakımından yetki' türünü düzenleyerek mahkemelerin görevlerini belirler. Bu hükümle Anayasa'nın 142. maddesindeki ilkenin vurgulanmasının önemi nedir? Yargıtay'ın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren bir fiilde, CMK m.3'e aykırı olarak Sulh Ceza Mahkemesinin karar vermesini neden bozma sebebi saydığı bir emsal karar üzerinden açıklayınız.
CMK'nın 3. maddesi, 'madde bakımından yetki' türünü düzenleyerek hangi tür davalara hangi mahkemelerin bakacağını belirler. Bu, mahkemeler teşkilatı hakkındaki kanunlarda yer alması gereken hususlardandır ve Anayasa'nın 142. maddesindeki 'mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir' ilkesini vurgular. Bu düzenleme, yargılamanın hukuki güvenliğe ve istikrara uygun yürütülmesini temin eder. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/5165 E., 2015/2514 K. sayılı emsal kararında, sanığın eyleminin 6100 sayılı HMK'nın 398/1 maddesi kapsamında kalması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Ancak yerel mahkeme yargılamaya devam ederek esas hakkında karar vermiştir. Yargıtay, bu durumu CMK m.3'e muhalefet olarak değerlendirmiş ve hükmü bozmuştur. Bunun nedeni, ceza mahkemelerinin görev alanının, ilgili kanunlarda (örneğin burada HMK) açıkça belirtilen fiiller ve bunların hukuki nitelendirmeleri doğrultusunda belirlenmesidir. Bir fiilin hukuki niteliği, hangi yargı yolunun (ticaret, ceza vb.) ve o yargı yolu içinde hangi mahkemenin görevli olduğunu tayin eder. Görevsiz mahkemenin verdiği karar, hukuki dayanaktan yoksun olduğu için usulden bozulur. Bu, yargılamanın 'doğru mahkeme' tarafından yapılması ilkesinin somut bir yansımasıdır.