Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinde düzenlenen 'hayata kast' nedeniyle boşanma sebebinde, eşin fiilinin 'kasten' işlenmesi ve 'ayırt etme gücünün bulunması' nedenleri neden bu kadar kritik öneme sahiptir? Akıl hastası bir eşin diğerinin hayatına kast etmesi durumunda, TMK Madde 162'ye dayanarak boşanma davası açılamamasının hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223107

TMK Madde 162'de düzenlenen hayata kast nedeniyle boşanmanın temel şartlarından biri, bu eylemin 'kasten' yapılması ve eylemi gerçekleştiren eşin 'ayırt etme gücünün bulunması'dır. Kanun maddesi gerekçesinde bu husus açıkça belirtilmiştir. Kasıt, eşini öldürme girişiminde bulunmak veya intihara zorlamak gibi fiillerde aranan manevi unsurdur. Eğer yapılan hareket kast düzeyinde değil de tedbirsizlik veya dikkatsizlik sonucu gerçekleşmişse, kasıt unsuru bulunmadığından TMK Madde 162'ye dayanarak boşanma davası açılamayacaktır. Aynı şekilde, 'ayırt etme gücü' de kusur unsurunun bir gerekliliğidir. Metinde belirtildiği üzere, akıl hastası olan eşin diğerinin hayatına kast etmesi durumunda, kusur unsuru bulunmaması nedeniyle TMK Madde 162 kapsamında boşanmaya karar verilemeyecektir. Bu durumda, Medeni Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen 'akıl hastalığı' sebebine dayanılması gerekmektedir. Yargıtay da bir kararında akıl hastası olan bir kişinin, eşini öldürmeye teşebbüs etmesinde kasıt unsuru bulunmadığı için Medeni Kanun 162. Maddeye dayanılarak boşanma davası açılamayacağı yönünde karar vermiştir. Bu, boşanma sebeplerinin her birinin kendine özgü unsurları olduğunu ve bu unsurların titizlikle incelenmesi gerektiğini gösterir.