İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.111 ve m.340 çerçevesinde 'icra taahhüdü' nedir? Hacizden önce ve hacizden sonra icra taahhüdü yapılması arasındaki temel farklar nelerdir, özellikle alacaklının rızası açısından?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #223019

İcra taahhüdü, borçlunun icra dairesinde, alacaklıya karşı borcunu belirli taksitlerle ödemeyi kabul ve beyan etmesidir. Hacizden Önce İcra Taahhüdü: Bu durumda, borcun taksitlendirilmesi için mutlaka alacaklının rızası gerekir. Taraflar taksit miktarlarını ve tarihlerini serbestçe kararlaştırabilirler. Taahhüdün ihlali halinde İİK m.340 (taahhüdü ihlal suçu) gündeme gelebilir. Hacizden Sonra İcra Taahhüdü (İİK m.111): Eğer borçlunun taksitlendirme teklifi İİK m.111'deki koşulları (her taksitin borcun dörtte birinden aşağı olmaması, ilk taksitin derhal ödenmesi, kalan taksitlerin en geç aydan aya üç ayı geçmemesi) taşıyorsa, alacaklının rızası aranmaksızın taksitlendirme işlemi yapılır ve haczedilen mal satılmaz. Eğer teklif bu koşulları taşımıyorsa, alacaklının kabulüne bağlı olur, yani hacizden önceki durum geçerli olur. Her iki durumda da taahhüdün ihlali İİK m.340'a göre cezai sonuç doğurabilir.