Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:1993/1617, K:1993/4214 sayılı kararında, sendika temsilcisi sıfatıyla valiliği eleştiren bir demeç veren öğretmenin eylemi DMK m.15 ve m.125/D-g (o zamanki haliyle) kapsamında nasıl değerlendirilmiş ve ceza ile eylem arasında nasıl bir denge gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir?
Danıştay kararında, DMK m.15'teki yasaklamanın ve m.125/D-g'deki (o zamanki kademe ilerlemesinin durdurulması) cezanın, memurun görevli bulunduğu kamu kuruluşu ile ilgili konularda uygulanması gerektiği, davacının demecinin ise kendi öğretmenlik görevine ilişkin olmadığı belirtilmiştir. Ancak, yasal sendika olmaması nedeniyle sendika yetkilisi sıfatıyla açıklama yapmasının davranışına haklılık kazandırmayacağı ifade edilmiştir. Yönetimi eleştiren bu davranışı nedeniyle disiplin cezası verilmesi yerinde bulunmuşsa da, suçla verilen ceza arasında adil bir denge bulunması gerektiğinden, daha hafif bir ceza (örneğin kınama veya aylıktan kesme gibi) ile cezalandırılmasının hakkaniyet gereği olduğu sonucuna varılarak, verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ağır bulunmuştur.