5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun, 3682 sayılı mülga Adli Sicil Kanunu'na göre adli sicil kayıtlarının silinmesi konusunda getirdiği temel farklar nelerdir?
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, mülga 3682 sayılı Kanun'a göre birçok önemli fark getirmiştir. Eski sistemde, kesinleşen mahkumiyetlerin silinmesi için kendiliğinden işleyen bir sistem yoktu; ilgilinin talebi ve mahkeme kararı gerekiyordu. Yeni sistemde ise (5352 s.K. m.9), infazın bihakkın tamamlanması, şikayetten vazgeçme, etkin pişmanlık, genel af veya zamanaşımı gibi durumlarda Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne re’sen silme ve arşiv kaydına alma sorumluluğu yüklenmiştir. Ayrıca, mülga Kanun'da silinme için belli sürelerin geçmesi gerekirken, yeni Kanun'da infazın tamamlanmasıyla süre beklenmeksizin silinme öngörülmüştür. Mülga Kanun'da arşiv kaydına alma usulü yokken ve sadece Anayasa m.76'daki suçlara ait kayıtlar özel bir arşivde tutulurken, yeni Kanun'da adli sicilden silinen tüm kayıtların arşive alınması esası getirilmiştir. (Giriş Bölümü, 5352 s.K. m.9)