Aldatma (zina) nedeniyle boşanma davasında (TMK m. 161), Yargıtay içtihatlarına göre 'zina' eyleminin varlığı için cinsel ilişkinin tam olarak ispatı zorunlu mudur, yoksa zina izlenimi veren durumlar yeterli olabilir mi?
Yargıtay içtihatlarına göre, zinanın varlığı için cinsel ilişkinin tam ve kesin olarak ispatı her zaman zorunlu değildir. Zina izlenimi veren, cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair kuvvetli karineler oluşturan durumlar (örneğin, bir eşin karşı cinsten biriyle otelde kalması) da zinanın varlığına hükmedilmesi için yeterli kabul edilebilmektedir. Ancak her somut olay kendi özelinde değerlendirilir.