657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) madde 11'de düzenlenen devlet memurlarının görev ve sorumlulukları, özellikle amirlerden alınan emirlerin yerine getirilmesinde ortaya çıkan hukuki sorunlar açısından değerlendiriniz. 'Kanunsuz emir' ve 'konusu suç teşkil eden emir' ayrımını yaparak, her iki durumda da memurun hukuki sorumluluğunu Danıştay kararları ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #222439

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) madde 11, devlet memurlarının kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uyma ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirme yükümlülüğünü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumluluğunu düzenler. Bu madde, kamu hizmetlerinin düzenli ve hukuka uygun yürütülmesi açısından merkezi bir öneme sahiptir. **Amirlerden Alınan Emirlerin Yerine Getirilmesinde Hukuki Sorunlar:** DMK madde 11, memurun amirinden aldığı emri hukuka aykırı görmesi halinde izlemesi gereken prosedürü belirleyerek memuru koruma altına alır ve sorumluluk rejimini netleştirir: 1. **Kanunsuz Emir (DMK 11/2):** * **Tanım:** Memurun amirinden aldığı emri Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görmesi durumudur. Bu durum, emrin 'kanunsuz' veya 'mevzuata aykırı' olması anlamına gelir. * **Memurun Yükümlülüğü:** Memur, bu tür bir emri yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. * **Amirin Israrı:** Amir, emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, memur bu emri yapmaya mecburdur. * **Sorumluluk:** Bu durumda, emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk **emri verene aittir**. Memur, emri yazılı olarak talep ettiği ve mevzuata aykırılığı bildirdiği sürece sorumlu olmaz. Ancak, memur mevzuata aykırı gördüğü emirlere itiraz etmez ve yerine getirirse sorumlu olabilir. 2. **Konusu Suç Teşkil Eden Emir (DMK 11/3):** * **Tanım:** Emrin içeriğinin, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) tanımlanan bir suçu oluşturması durumudur. Bu, emrin doğrudan bir suç işlenmesini talep etmesi anlamına gelir. * **Memurun Yükümlülüğü:** Konusu suç teşkil eden emir, **hiçbir suretle yerine getirilmez**. * **Sorumluluk:** Bu tür bir emri yerine getiren kimse, **sorumluluktan kurtulamaz**. Yani, memur, amirinin bu yöndeki emrini yerine getirse bile, emri veren amirle birlikte suçun faili olarak sorumlu tutulur. Bu kuralın tek istisnası, acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen durumlardır. **Danıştay Kararları Işığında Değerlendirme:** **Danıştay Birinci Dairesi E:2005/1377, K:2006/83 sayılı kararı**, bu ayrımı ve memurun sorumluluğunu netleştiren önemli bir emsaldir. Kararda, bir nişasta fabrikası kurulmasına olanak tanıyan imar planı ve ruhsat işlemlerinin yargı kararlarıyla iptal edilmesine rağmen, Başbakanlık ve Çevre Bakanlığı'nın yazılarıyla (prensip kararına dayanarak) yargı kararlarının uygulanmamasının devam ettirilmesi olayı ele alınmıştır. Danıştay, Anayasa'nın 138. maddesindeki 'yasama ve yürütme organı ile idarenin, mahkeme kararına uymak zorunda olduğu' ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesindeki 'idarenin, mahkemenin esas ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecbur olduğu' hükümlerini hatırlatmıştır. Kararda, Başbakanlık ve Çevre Bakanlığı yazılarının 'kanunsuz emir' oldukları anlaşılmış ve bunlara dayanılarak yargı kararlarının yerine getirilmemesinde ilgilinin (memurun) sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu, memurun, amirin kanunsuz emrine yazılı olarak itiraz ettikten sonra dahi, eğer emir hukuka aykırı bir işlem yaratıyorsa, sorumluluğunun devam edebileceği anlamına gelir. Bu karar, idari yargı kararlarının uygulanmaması durumunda memurun sadece amire bildirimde bulunarak sorumluluktan kurtulamayacağını, 'kanunsuz emir' kavramının geniş yorumlanabileceğini ve hukuka aykırı işlemlerin uygulanmasında memurun kişisel sorumluluğunun da gündeme gelebileceğini göstermektedir.