Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 113'te düzenlenen 'Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçu'nun maddi unsurlarını ve cezasını açıklayınız. Bu suçun nitelikli hallerini ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 119 ile olan ilişkisini belirtiniz. Ayrıca, suçun takibi açısından şikayete tabi olup olmadığını, uzlaşma kapsamına girip girmediğini ve dava zamanaşımı sürelerini değerlendiriniz. Yargıtay'ın bu suçun 'fikri içtima' ile diğer suçlarla (örneğin TCK 265 - Görevi Yaptırmamak İçin Direnme) ilişkisine dair yaklaşımını bir emsal karar ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #222437

Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 113'te düzenlenen 'Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçu', 'Hürriyete Karşı Suçlar' bölümünde yer alır ve bireylerin kamu hizmetlerinden faydalanma hürriyetini koruma amacı güder. **Suçun Maddi Unsurları ve Cezası (TCK 113/1):** Bu suç, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla aşağıdaki eylemlerin gerçekleştirilmesiyle oluşur: * Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine engel olunması. * Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasına engel olunması. Bu fiillerin işlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. **Nitelikli Haller (TCK 119):** TCK 119, bu suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerini düzenler: * Silahla işlenmesi (TCK 119/1-a). * Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi (TCK 119/1-c). Bu hallerde, verilecek ceza bir kat artırılır. Ayrıca, bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK 119/2). **Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı:** * **Şikayete Tabi Olmaması:** Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almaz. Savcılık tarafından re'sen soruşturulur ve şikayet süresi yoktur. Şikayetten vazgeçme, ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. * **Uzlaşma:** Bu suç, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir. * **Dava Zamanaşımı:** Yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre geçtikten sonra soruşturma yapılamaz. * **Görevli Mahkeme:** Yargılama yapma görevi Asliye Ceza Mahkemesi'ne aittir. **Yargıtay'ın Fikri İçtima İlişkisine Yaklaşımı:** **Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin E:2019/6006 sayılı kararı**, bu suçun 'görevi yaptırmamak için direnme' (TCK 265) suçu ile fikri içtima ilişkisini değerlendirmiştir. Kararda, TCK 265 (kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar) ve TCK 113 (hürriyete karşı suçlar) maddelerinin farklı bölümlerde düzenlenmiş olmasına rağmen, her iki suçta da korunan hukuki yararın başında kamu idaresi organlarının faaliyetlerini etkin, hızlı ve zararsız bir şekilde yerine getirebilmesi, kamu faaliyetinin yürütülmesi olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda (belediye otobüs şoförüne sopa ile vurularak yolcu almasının engellenmesi), sanığın fiilinin hem kamu görevlisi olan şikayetçi sanıkların görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir kullanmak suretiyle görevi yaptırmamak için direnme, hem de yolcu taşıma kamu hizmetinin belediye tarafından yürütülmesine engel olmaya teşebbüs şeklinde kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesine teşebbüs suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Bu durumda, TCK 44. maddesinde düzenlenen **fikri içtima** kuralı uyarınca, sanık hakkında **en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması gerektiği**ne karar verilmiştir. Yargıtay, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK 223/1 (hüküm kurulması) yerine, lehe olan 113 ve 35. (teşebbüs) maddelerde tanımlanan kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesine teşebbüs suçundan dolayı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğunu ifade etmiştir. Bu karar, aynı eylemle birden fazla suçun oluştuğu durumlarda fikri içtima kuralının uygulanışına örnek teşkil etmektedir.