Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 334/2'de düzenlenen 'adli yardım' müessesesinin kapsamı ve Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) bu maddeye ilişkin Kemtaş Tekstil İnşaat ve Ticaret A.Ş. kararı (17.5.2023, 2020/22192) ve müteakip iptal kararı (24/9/2024, E. 2024/78, K. 2024/164) ışığında getirdiği hukuki değişiklikleri ve gerekçelerini değerlendiriniz. Bu kararların 'mahkemeye erişim hakkı' ilkesi üzerindeki etkisini açıklayınız.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 334/2, adli yardım müessesesini düzenlemekteydi. Bu fıkraya göre, kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilmekteydi. Ancak bu düzenleme, kamuya yararlı dernek ve vakıflar dışındaki özel hukuk tüzel kişilerini bu imkândan mahrum bırakmaktaydı. **Anayasa Mahkemesi'nin Yaklaşımı ve Kararları:** Bu durum, özel hukuk tüzel kişilerinin 'mahkemeye erişim hakkının' sınırlandırılmasına neden olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvurulara konu olmuştur. AYM, bu konuda önemli ihlal kararları vermiştir: 1. **Kemtaş Tekstil İnşaat ve Ticaret A.Ş. Kararı (17.5.2023, 2020/22192 Başvuru):** * AYM, bu kararında, sermaye şirketi olan başvurucunun bireysel durumu değerlendirilmeden sırf tüzel kişi olması sebebiyle adli yardım talebinin reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini tespit etmiştir. * **Gerekçe:** AYM, adli yardım talebinin kabulü için gerekli olan 'yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olma' kriterinin sadece gerçek kişiler için geçerli bir kavram olmadığını belirtmiştir. Borca batık durumda olan ticari şirketlerin de bu kapsamda değerlendirilebileceğini, ödeme gücünden yoksunluğun finansal tablolar, denetim raporları gibi objektif verilerle belirlenebileceğini vurgulamıştır. Mahkeme, yüksek miktardaki yargılama giderlerini ödemekten aciz olan ticaret şirketleri açısından bu durumun dava açmayı zorlaştırabileceğini, hatta imkânsız hale getirebileceğini ve mevzuatta adli yardım dışında başka bir kolaylaştırıcı düzenleme bulunmadığını kaydetmiştir. Bu nedenle, başvurucunun bireysel durumu değerlendirilmeden sırf tüzel kişi olması nedeniyle adli yardımdan yararlanamamasının, mahkemeye erişimini aşırı derecede zorlaştırdığı, hatta imkansız hale getirdiği ve dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır. 2. **HMK Madde 334/2'nin İptali Kararı (24/9/2024, E. 2024/78, K. 2024/164):** * Kemtaş kararının ardından beklenen bir gelişme olarak, AYM, somut norm denetimi yoluyla HMK madde 334/2 hükmünü Anayasa'nın 13. (Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması) ve 36. (Hak arama hürriyeti) maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. * **Gerekçe:** AYM, kamuya yararlı dernek ve vakıflar dışındaki özel hukuk tüzel kişilerinin, diğer şartları sağlamalarına rağmen sırf tüzel kişi olmaları nedeniyle adli yardım kurumundan yararlanamamalarının 'mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz şekilde sınırladığı' sonucuna ulaşmıştır. * **Yürürlük:** İptal hükmü, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (21/8/2025) yürürlüğe girecektir. **Kararların 'Mahkemeye Erişim Hakkı' Üzerindeki Etkisi:** Bu kararlar, 'mahkemeye erişim hakkı'nın sadece gerçek kişiler için değil, tüzel kişiler için de geçerli temel bir hak olduğunu vurgulamıştır. Daha önce tüzel kişilerin mali zorluklar nedeniyle dava açmakta yaşadıkları engeller, bu kararlar sayesinde aşılmış ve adli yardım imkanının tüzel kişilere de genişletilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu, hak arama hürriyetinin genişletilmesi ve yargılamaya katılma imkanlarının artırılması açısından önemli bir adımdır.