Boşanma davalarında evcil hayvanların hukuki durumunu Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) yer alan 'eşya hukuku' hükümleri ve Yargıtay'ın bu konudaki güncel yaklaşımı ışığında değerlendiriniz. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma süreçlerinde evcil hayvanın kimde kalacağının nasıl belirlendiğini, İzmir 16. Aile Mahkemesi'nin emsal kararını da referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #222434

Türk hukukunda evcil hayvanlar, maalesef halen hukuken 'taşınabilir eşya' (TMK 704 vd.) konumunda olup, bunlara ilişkin uygulanacak hükümler de eşya hukuku temellidir. Bu durum, çoğu kişinin evcil hayvanını 'çocuğu' gibi görmesiyle çelişmektedir. Ancak yargı, bu konuda hukuki boşlukları doldurmaya yönelik önemli adımlar atmıştır. **1. Anlaşmalı Boşanmada Evcil Hayvanın Durumu:** Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın tüm hukuki sonuçları (velayet, nafaka, mal paylaşımı) üzerinde mutabakata vardığı bir boşanma şeklidir. Bu durumda, eşler evcil hayvanın kimde kalacağını **boşanma protokolü** ile özgürce belirleyebilirler. Protokolde, evcil hayvanın bakımı ve masrafları için bir para miktarı belirlenebileceği gibi, kendisinde kalmayan eş için görüş günleri de kararlaştırılabilir. Bu, eşlerin irade serbestisine bırakılmış bir konudur. **2. Çekişmeli Boşanmada Evcil Hayvanın Durumu:** Çekişmeli boşanmada taraflar evcil hayvanın kimde kalacağı hususunda anlaşamazsa, eşya hukuku hükümleri devreye girer. Evcil hayvan 'taşınabilir eşya' niteliğinde olduğundan, **zilyetlik** (TMK 973: 'Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir.') ve **mülkiyet** kavramları esas alınır (TMK 985: 'Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır.'). * **Mülkiyet Hakkı:** Evcil hayvanı kim satın aldıysa veya sahiplenirken parasal yükümlülükleri kim üstlendiyse, mülkiyet hakkını elinde bulundurduğu kabul edilir ve evcil hayvanın kendisinde kalmasını ileri sürebilir. * **Sahiplenme Durumu (Sokak Hayvanı/Barınak):** Eğer bir sokak hayvanı sahiplenilmiş veya barınaktan alınmışsa, 'evlat edinme (sahiplenme) iradesi ile ilk elinde bulunduran' kişi evcil hayvanın zilyedi olacağından ve TMK 985 uyarınca maliki sayılacağından, kendisinde kalmasını ileri sürebilir. * **İspat Güçlüğü:** İlk zilyetlik kanıtlanamıyorsa, evcil hayvanı veterinere götürme, mama vb. masraflarını karşılama, bakımını üstlenme gibi hususlar ileri sürülerek zilyetliğin ispatı yoluna gidilebilir. Ancak, bu hallerde evcil hayvan için 'çocuğun velayetine' ilişkin hükümler söz konusu olmaz ve evcil hayvan kendisinde kalmayan eş için görüş günü veya iştirak nafakası gibi hükümler kurulmaz, zira hukuken çocuk sayılmaz. **İzmir 16. Aile Mahkemesi'nin Emsal Kararı ve Hukuk Yaratma:** İzmir 16. Aile Mahkemesi'nin 2018/592 E., 2018/597 K., 11.09.2018 tarihli kararı, bu alanda çığır açan bir örnektir. Bu kararda hakim, boşanmak isteyen eşlerin ortak evcil hayvanları olan 'Papyon' isimli köpeklerini **ortak çocuk olarak değerlendirmiş** ve evcil hayvanın velayetini kadın eşe vererek erkek eş için de ayda 2 hafta sonu görme ve aylık 200 TL bakım masrafına hükmetmiştir. Hakim, Türk Medeni Kanunu'ndaki velayet ve iştirak nafakası hükümlerini örnek alarak, bu konuda düzenlenmiş hüküm bulunmadığından TMK madde 1 fıkra 2'de düzenlenen 'Kanun'da uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim, örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir' hükmü gereğince eşlerin bu taleplerini kabul ederek bu şekilde **hukuk yaratmıştır**. Bu karar, Yargıtay'ın resmi eşya hukuku tutumuna rağmen, ilk derece mahkemelerinin evcil hayvanlara yönelik toplumsal hassasiyeti dikkate alarak 'yaratıcı' çözümler üretebildiğini göstermesi açısından önemlidir ve çekişmeli boşanma davalarında emsal teşkil etme potansiyeline sahiptir.