Doğu Perinçek - İsviçre davası bağlamında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) ifade özgürlüğü ve 'soykırımın inkarı' arasındaki ilişkiye dair tutumunu ve bu davanın Türk Devleti'nin resmi tezleri açısından taşıdığı hukuki önemi açıklayınız. Ayrıca, yargılamanın aşamasında Doğu Perinçek hakkında uygulanan 'yurtdışına çıkamama' şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılması veya izinli sayılması talebinin hukuki dayanaklarını değerlendiriniz.
Doğu Perinçek - İsviçre davası, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (AİHM) nezdinde, 1915 Olayları'nı 'soykırım' olarak değerlendirmemenin ifade özgürlüğü kapsamında olup olmadığını tartışan önemli bir davadır. AİHM, Daire kararında; gerçek tarihi olayları gerçek değilmiş gibi sunmaksızın 'soykırım olmamıştır' şeklinde beyanda bulunmanın, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (AİHS) m.17 uyarınca hakkın kötüye kullanımı kabul edilmeyeceğini ve olayların 'soykırım' olmadığının ifade edilmesinin cezai yaptırıma bağlanamayacağını, cezai yaptırımın ifade özgürlüğünü ihlal edeceğini belirtmiştir. **Davanın Türk Devleti'nin Resmi Tezleri Açısından Önemi:** Bu dava, sadece Doğu Perinçek'in şahsi görüşüyle sınırlı olmayıp, Türk Devleti'nin 1915 Olayları'na dair resmi tezlerinin hukuki geleceği ile doğrudan ilgilidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi tezi, 1915 olaylarını 'soykırım' olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı yönündedir. Bu dava, uluslararası alanda 'soykırım' statüsü kazandırma çabalarına karşı Türkiye'nin ifade özgürlüğü argümanını kullanma potansiyeli açısından kritik bir emsal teşkil etmektedir. **Adli Kontrol Tedbirinin Kaldırılması Talebinin Hukuki Dayanakları:** Doğu Perinçek hakkında uygulanan 'yurtdışına çıkamamak' şeklindeki adli kontrol kararı, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 'Ergenekon' yargılaması kapsamında verilmiş olup, dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'dadır. Adli kontrol tedbirinin kaldırılması veya duruşma tarihlerinde 'izinli' sayılması talebi şu hukuki dayanaklara dayanabilir: * **Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 104/3:** Bu madde, 'Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri' başlığını taşımakta olup, tutuklu kişilerin salıverilme talepleriyle ilgili olsa da, tutuklama ile aynı şartları haiz adli kontrol hükümlerinin kaldırılması için de uygulanabilir (evleviyet prensibi). Yani, kişinin yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması talepleri Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından karara bağlanmalıdır. * **Davanın Önemi ve Başvurucu Sıfatı:** Doğu Perinçek'in davada başvurucu sıfatına sahip olması ve davanın Avrupa kamuoyunda bu denli önemli olması, onun duruşmada hazır bulunmasının kritik olduğunu göstermektedir. Bu, adil yargılanma hakkı ve etkin savunma prensipleri açısından da değerlendirilebilir. * **Diplomatik Dokunulmazlık ve Hükümet Takdiri:** Olayın Türk resmi tezleri açısından taşıdığı önem nedeniyle, Doğu Perinçek'in hizmet sebebiyle duruşmaya katılımının kabulü ile diplomatik dokunulmazlıktan faydalanması gerektiği ileri sürülebilir. Bu konuda takdir ve değerlendirme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Dışişleri Bakanlığı'na aittir.