Türk Ceza Kanunu'nun 103. maddesinde düzenlenen çocukların cinsel istismarı suçunun temel ve nitelikli halleri ile mağdurun yaşına göre öngörülen cezai yaptırımları, ilgili kanun maddelerini referans alarak açıklayınız. Ayrıca, Yargıtay'ın bu suçun bedensel temas niteliğinde olmayan eylemlerle işlenmesi halinde gösterdiği yaklaşımı emsal kararlar ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #222411

Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 103'e göre çocukların cinsel istismarı suçu, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Çocuk, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gereğince 18 yaşını tamamlamamış kişidir. Bu suçun temel cezası, çocuğu cinsel yönden istismar eden kişiye sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır. Mağdurun yaşına göre cezalar farklılaşır: * Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan az olamaz. * Organ veya cisim sokulması suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza, mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde on sekiz yıldan az olamaz. Nitelikli haller TCK 103/2'de düzenlenmiştir. Suçun failinin vasıflarına veya suçun işlenme şekline göre ceza yarı oranında artırılabilir (örneğin; a) Birden fazla kişi tarafından birlikte, b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından, d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, işlenmesi hâlinde). Ayrıca, cinsel istismarın TCK 103/1-a bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da b bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Yargıtay'ın bu suçun bedensel temas niteliğinde olmayan eylemlerle işlenmesi halinde gösterdiği yaklaşım ise önemlidir. Yargıtay, bedensel temas niteliğinde olmayan hareketleri 'cinsel istismar' kapsamında değerlendirmemekte, genellikle TCK 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu olarak kabul etmektedir. Örneğin, Yargıtay 5. CD, E 38/2008 K 2115/2008 ve E 2007/3731 K 2007/4315 sayılı kararlarında, sanığın hiçbir bedensel temasta bulunmaksızın cinsel organını göstererek gerçekleştirdiği eylemleri cinsel taciz olarak nitelendirmiş, basit cinsel istismardan mahkûmiyete karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu durum, istismar kavramının 'sözel olmayan her türlü saldırıyı' kapsadığı belirtilse de, Yargıtay'ın yorumunda 'bedensel temas' unsurunun cinsel istismar suçunun temel bir unsuru olarak kabul edildiğini göstermektedir.