5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nda yer alan 'unutulma hakkı' ilkesi, adli sicil ve arşiv kayıtlarının tutulma ve silinme süreleri belirlenirken nasıl gözetilmesi gereken bir ilkedir?
5352 sayılı Kanun'un genel giriş bölümünde, yargı mercilerinin, yetkili seçim kurullarının, özel kanunlarda gösterilen hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının kişilerin mahkumiyet bilgilerine sahip olmasında kamu yararı olsa da, 'ölçülülük' ilkesi, 'özel hayatın gizliliği hakkı', 'unutulma hakkı' ve 'kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı'nın gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu ilke, cezanın yalnızca ödeticilik değil, kişiyi uslandırmak ve tekrar topluma kazandırmak amacı ile uygulanan bir yaptırım olduğu dikkate alınarak, mahkumiyet kayıtlarının tutulacağı süre ve silinme koşullarının öngörülebilir, açık ve ölçülü belirlemelerle düzenlenmesini gerektirir. Anayasa Mahkemesi'nin 5352 sayılı Kanun'un eski 12. maddesini iptal etmesinde de bu 'unutulma hakkı' gibi temel hakların ihlali gerekçesi etkili olmuştur.