Bir mirasçının, diğer mirasçılar aleyhine veya terekeye karşı açacağı tapu iptali ve tescil davalarında, tüm mirasçıların davada birlikte hareket etme zorunluluğu (dava arkadaşlığı) hangi durumlarda geçerlidir, hangi durumlarda geçerli değildir? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2020/1342 K: 2021/2483 sayılı kararı bu konuda ne belirtmektedir?
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca, mirasçılar terekeye karşı elbirliğiyle (iştirak halinde) maliktirler ve kural olarak terekeye ilişkin davalarda birlikte hareket etmek zorundadırlar (zorunlu dava arkadaşlığı). Bu, özellikle terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası, ehliyetsizlik, yolsuz tescil, vekâlet görevinin kötüye kullanılması gibi nedenlere dayalı tapu iptal ve tescil davalarında geçerlidir. Bu tür davalarda ya tüm mirasçılar birlikte dava açmalı ya da bir mirasçı dava açmışsa diğerlerinin muvafakatini almalı veya terekeye bir temsilci atanmasını sağlamalıdır. Ancak, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da belirtildiği gibi, mirasçılar arasında paylı mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan, bir mirasçının diğer bir mirasçı aleyhine (örneğin, mirasçılardan birinin tereke malını kendi adına haksız yere tescil ettirmesi gibi durumlarda) kendi miras payı oranında açtığı tapu iptali ve tescil davalarında bu zorunlu dava arkadaşlığı kuralı uygulanmaz. Yani, bir mirasçı, diğer bir mirasçıya karşı kendi payına hasren dava açabilir.