TTK m.4/1-f'de 'yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar' da ticari dava sayılmıştır. Bu durum mutlak ve nispi ticari dava ayrımına göre nasıl bir özellik gösterir?
Bu durum, TTK m.4/1-f'de sayılan havale (TBK m.555-560), vedia (saklama sözleşmeleri, TBK m.561-580) ve FSEK kapsamındaki haklardan doğan davaların, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendiriyorsa, karşı taraf tacir olmasa veya o tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmasa bile ticari dava sayılacağını ifade eder. Bu, klasik nispi ticari dava tanımından (her iki tarafın tacir olması ve her ikisinin ticari işletmesiyle ilgili olması) bir sapmadır ve bu özel hallerde tek tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmasını yeterli kılan bir düzenlemedir. Bu davalar, bazı yazarlarca 'üçüncü grup ticari davalar' veya 'özel nispi ticari davalar' olarak da adlandırılır.