TMK m.419/2'ye göre kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına mı alınır, yoksa velayet altında mı bırakılır? Bu durum, çocuğun vasi olan annesinin onun adına dava açabilmesi için vesayet makamından izin alması gerekip gerekmediği hususunu nasıl etkiler? (YHGK E. 2017/441, K. 2019/1137)
TMK m.419/2'ye göre, 'Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır.' Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/441, K. 2019/1137 sayılı kararında da bu hükme atıfla, kısıtlanan ergin çocuklara anne ve babasının vasi tayin edilmesi hâlinde vesayet değil, velayet hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, vasi olarak atanan anne, velayet hükümleri gereğince çocuğu adına dava açarken, TMK m.462/8'de (vasinin dava açmak için vesayet makamından izin alması) düzenlenen izni almasına gerek yoktur, çünkü velayet hakkı kapsamında hareket etmektedir. Somut olayda da nafaka artırım davası vasi (aynı zamanda veli) olan anne tarafından açılmış ve HGK, izin alınmasına gerek olmadığı yönündeki yerel mahkeme direncini uygun bulmuştur.