İmar kirliliğine neden olma suçunun (TCK m.184) işlendiği tarihte ilgili fiilin ceza kanunlarında suç olarak düzenlenmemiş olması durumunda, mahkemenin vermesi gereken karar ne olmalıdır? Bu durumda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilebilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/556 E., 2015/424 K. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.
İmar kirliliğine neden olma fiilinin işlendiği tarihte suç olarak düzenlenmemiş olması durumunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suçta ve cezada kanunilik” başlıklı 2. maddesi ve “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesi gereğince, sanığın eylemi suç teşkil etmediğinden derhal beraat kararı verilmelidir. CMK m.223/9 uyarınca, derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/556 E., 2015/424 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın eylemini gerçekleştirdiği kabul edilen 2003 yılında imar kirliliğine neden olma fiilinin suç olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi şartları oluştuğundan, dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir. Suçun kanuni düzenlemesinin 12.10.2004'te yürürlüğe girdiği, eylemin ise 2003'te gerçekleştiği somut olayda bu prensip uygulanmıştır.