Danıştay 12. Dairesi'nin E: 2008/6930, K: 2011/1709 sayılı kararında, davacının ikinci dilekçesinin davalı idareye tebliğ edilmeden ve duruşma talebi karşılanmadan karar verilmesi hangi usul hükümlerine aykırılık olarak değerlendirilmiştir?
Danıştay kararında, davacının (davalı idarenin birinci savunmasına karşı verdiği) ikinci dilekçesinin davalı idareye tebliğ edilmemesi, yani dava dosyasının usulüne uygun tekemmül ettirilmeden (tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarını içeren dilekçelerinin tamamlanmadan) karar verilmesi bir usule aykırılık olarak değerlendirilmiştir. Bu durum, HMK'ya atıfla İYUK'ta da geçerli olan 'hukuki dinlenilme hakkı' (Anayasa m. 36, İYUK genel prensipleri) ve 'savunma hakkı'nın ihlali anlamına gelir. Ayrıca, davacının süresinde yaptığı duruşma talebinin İYUK m. 17/1 uyarınca zorunlu olmasına rağmen mahkemece duruşma yapılmaksızın esas hakkında karar verilmesi de İYUK m. 17'ye aykırılık olarak tespit edilmiştir. Bu usuli eksiklikler kararın bozulmasını gerektirmiştir.