Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin E: 2015/128, K: 2015/128 sayılı kararında, Türkiye'de işlenen bir suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmiş olmasının Türkiye'deki yargılamaya etkisi nasıl değerlendirilmiştir ve TCK m. 16 ile BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m. 14/7 arasındaki ilişki nasıl yorumlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220173

Yargıtay kararında, TCK m. 9 uyarınca Türkiye’de işlenen suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimsenin Türkiye’de yeniden yargılanacağı belirtilmiştir. TCK m. 16 ise, nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürenin, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edileceğini düzenler. BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 14/7. maddesi ise 'aynı fiil için yeniden yargılanamama ve cezalandırılamama' (ne bis in idem) ilkesini içerir. Yargıtay, somut olayda (göçmen kaçakçılığı), fiilin her iki ülke yönünden suç olarak kabulü sebebiyle Türkiye’de işlenen göçmen kaçakçılığı suçuna dair yargılamaya engel teşkil etmeyeceğini, mülkilik ilkesi gereğince sanığın bu suçtan cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir. Yabancı ülkede geçen sürelerin TCK m. 16'ya göre mahsubu gerektiği, BM Sözleşmesi'nin 14/7. maddesinin bu duruma engel olmadığı, zira farklı egemenlik alanlarında işlenen veya sonuçları doğan fiillerin her devlet tarafından kendi hukukuna göre yargılanabileceği (farklı hukuki menfaatlerin ihlali söz konusu olabileceğinden) şeklinde bir yorum yapmıştır. Yani, 'aynı fiil' kavramı dar yorumlanarak, farklı ülkelerdeki yargılamaların ne bis in idem kapsamına girmediği kabul edilmiştir.