İmar kirliliğine neden olma suçuyla ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/556 E., 2015/424 K. sayılı kararında tartışılan temel uyuşmazlık nedir ve bu uyuşmazlık hangi hukuki ilkeler çerçevesinde çözümlenmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220120

Temel uyuşmazlık, imar kirliliğine neden olma fiilinin suç olarak düzenlenmediği bir tarihte gerçekleştirilen eylem nedeniyle sanık hakkında 'derhâl beraat kararı' mı verilmesi gerektiği, yoksa dava 'zamanaşımı nedeniyle düşme kararı' mı verilmesi gerektiği hususudur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 'Suçta ve cezada kanunilik' başlıklı 2. maddesi ve 'zaman bakımından uygulamaya' ilişkin 7. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/9. maddesi (derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği) ışığında, eylemin işlendiği tarihte (2003) imar kirliliğine neden olma fiilinin ceza kanunlarında suç olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle derhâl beraat kararı verilmesi şartlarının oluştuğunu kabul etmiştir. Bu durumda, Kanun’un açık düzenlemesi ve yerleşik yargısal uygulamalar uyarınca dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğine hükmetmiştir. Zira, suç olmayan bir fiil için zamanaşımının tartışılması anlamsızdır; öncelikle fiilin suç olup olmadığına bakılır.