5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen 'Görevi Kötüye Kullanma' (TCK 257) suçunun genel ve tali niteliğini, suçun oluşabilmesi için aranan 'kişilerin mağduriyeti veya kamunun zararına neden olma ya da kişilere haksız menfaat sağlama' koşullarını madde gerekçesi ışığında detaylıca açıklayınız. Ayrıca, bu suçun 'zincirleme suç' (TCK 43) hükümleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220116

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 257. maddesinde düzenlenen 'Görevi Kötüye Kullanma' suçu, kamu görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisinin cezalandırılmasını öngörür. Bu suç, 'genel, tali ve tamamlayıcı bir suç' olarak tanımlanmıştır. Bu niteliği, görevin gereklerine aykırı davranışın başka bir suçu oluşturmadığı hallerde uygulanacağı anlamına gelir; yani bu suç, diğer özel suç tiplerinin uygulanmadığı durumlarda devreye girer. **Suçun Oluşum Koşulları (TCK 257/1):** Suçun oluşabilmesi için, gerçekleştirilen fiilin kamu görevlisinin görevi alanına giren bir hususla ilgili olması ve görevin gereklerine aykırı davranışın belli koşulları taşıması gerekir: (1) **Kişilerin Mağduriyetine Neden Olma:** Mağduriyet, sadece ekonomik zararı ifade etmez, daha geniş bir anlam taşır. Madde gerekçesinde belirtildiği gibi, kişi tabi tutulduğu sınavda başarılı olmasına rağmen başarısız gösterilebilir, imar planında husumet nedeniyle parsel yeşil alan olarak gösterilebilir, kamusal finans kaynağından yararlanması engellenebilir veya gerekli izin koşullarını taşıdığı halde faaliyeti engellenebilir. Haklı işin görülmesinden sonra kişilerden yarar sağlanması da, kamu görevlisi sıfatı ve işi görmüş olması dolayısıyla sağlandığı için bir mağduriyet olarak kabul edilir. (2) **Kamunun Zararına Neden Olma:** Kamu açısından ekonomik bir zarar meydana gelmiş olmasıdır. Örnek olarak, orman alanında veya kamu arazisinin işgaliyle yapılan işyeri veya konutlara elektrik, su, gaz, telefon ve yol gibi alt yapı hizmetlerinin götürülmesi gösterilebilir. (3) **Kişilere Haksız Menfaat Sağlama:** Kişilere, gerekli şartları taşımadıkları halde kamusal bir finans kaynağından yararlandırma, sınai veya ticari faaliyet izni verme veya imar planına aykırı yapılaşmaya imkan sağlama gibi durumlar örnek gösterilebilir. Bu durumda, İtalyan hukukunun etkisiyle kabul gören sübjektif sınırlama ölçütü terkedilerek objektif bir ölçüt benimsenmiştir. Suçun icrai veya ihmali davranışla işlenmesi mümkündür; ihmali davranışla işlenmesi (TCK 257/2) halinde ceza miktarı daha azdır. **Zincirleme Suç (TCK 43) Kapsamında Değerlendirme:** TCK 257'deki görevi kötüye kullanma suçu, TCK 43'te belirtilen zincirleme suç hükümlerine tabidir. TCK 43/1'e göre, 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.' TCK 43/1'in son cümlesi, 'Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır' diyerek, görevi kötüye kullanma gibi mağduru belli olmayan suçlarda da zincirleme suç hükmünün uygulanabileceğini belirtir. Dolayısıyla, bir kamu görevlisinin, tek bir suç işleme kararı altında, değişik zamanlarda birden fazla görevi kötüye kullanma fiilini işlemesi durumunda, hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanır.