Ceza Hukuku'nda 'irtikap suçu'nu (TCK 250) tanımlayarak, bu suçun unsurlarını ve özellikle 'kamu görevlisi' sıfatının fail açısından taşıdığı önemi irdeleyiniz. Ayrıca, suçun işleniş şekilleri olan 'icbar suretiyle irtikap' ile 'ikna suretiyle irtikap' arasındaki temel farkları, mağdurun iradesi üzerindeki etkiyi ve her birinin hukuki sonuçlarını karşılaştırmalı olarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220109

İrtikap suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 250. maddesinde 'Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar' bölümünde düzenlenmiştir. Kelime anlamı olarak 'kötü iş yapma, yiyicilik, hile yapma' gibi anlamlara gelir. Hukuki tanımı ise 'bir kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanmak suretiyle zorlama (icbar), hileli davranış veya ikna suretiyle kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması'dır. **Suçun Unsurları:** (1) **Failin Kamu Görevlisi Olması:** İrtikap suçunun faili münhasıran 'kamu görevlisi' olabilir. TCK m. 6/1-c, kimlerin kamu görevlisi sayılacağını belirtir ve özel kanunlardaki 'kamu görevlisi sayılır' veya 'kamu görevlisi gibi cezalandırılır' düzenlemeleri de dikkate alınır. (2) **Görevinin Sağladığı Nüfuzun Kötüye Kullanılması:** Failin görevinin sağladığı yetki ve konumdan faydalanarak bu suçu işlemesi gerekir. (3) **Menfaat Sağlama:** Failin kendisine veya başkasına hukuka aykırı bir menfaat sağlaması veya vaat edilmesini sağlaması gerekir. Bu menfaat maddi olabileceği gibi manevi de olabilir. (4) **Görevinin Gereğine Aykırı Davranış:** Sağlanan veya vaat edilen yararın, mevzuat gereği verilmemesi veya sağlanmaması gereken bir yarar olması gerekir. Fail, görevinin gereklerine uygun bir iş için yarar sağlamalıdır; aksi takdirde rüşvet suçu oluşabilir. **İşleniş Şekilleri ve Farkları:** (1) **İcbar Suretiyle İrtikap (TCK 250/1):** Kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak bir kimseyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya veya bu yolda vaatte bulunmaya 'icbar' etmesidir. Mağdur, bu durumda sağlamış olduğu yararın hukuka aykırı olduğunu bilmektedir. 'İcbar', mağdurun iradesini baskı altında tutan, ancak yağma suçundaki cebir veya tehdit boyutuna ulaşmayan her türlü eylemi ifade eder. Kanun, kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle kendisini mecbur hissederek menfaat temin etmesi halinde icbarın varlığını kabul eder. Cezası beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır. (2) **İkna Suretiyle İrtikap (TCK 250/2):** Kamu görevlisinin görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak gerçekleştirdiği hileli davranışlarla bir kimseyi kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına 'ikna' etmesidir. Bu durumda mağdur, sağlamış olduğu yararın hukuka uygun olduğu inancındadır. Fail, mağdurun hatasından yararlanabilir (TCK 250/3 - cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis). Cezası üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır. İkna suretiyle irtikap suçu, sahte belge kullanılarak işlenirse TCK m. 212 uyarınca hem belgede sahtecilik hem de irtikap suçu oluşur. Görevli mahkeme, TCK 250/1 ve 2 için Ağır Ceza Mahkemesi, TCK 250/3 ve 4 için Asliye Ceza Mahkemesi'dir. İrtikap, görevi kötüye kullanma (TCK 257) suçunun özel bir şekli olduğundan, şartların oluşması halinde sadece irtikap suçundan cezalandırma yapılır, TCK 257 uygulanmaz.