Ceza hukukunda zincirleme suç (TCK 43) kavramını ve uygulamasının temel şartlarını açıklayınız. Özellikle, 'değişik zamanlarda' unsurunun anlamını ve aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağını Yargıtay'ın 2013/11-358 E., 2014/455 K. sayılı kararı ışığında değerlendiriniz. Ayrıca, 'tek fiil' veya 'bir fiil' kavramının hukuki anlamını Yargıtay'ın 2014/1-840 E., 2017/35 K. sayılı kararı üzerinden analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220100

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç, eski kanundaki 'müteselsil suç' kavramı yerine benimsenmiştir. Zincirleme suçta, aynı suç işleme kararı kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumu söz konusudur. Bu durumda faile her bir suçtan ayrı ayrı ceza verilmek yerine, tek bir ceza verilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır (TCK 43/1). **Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/11-358 E., 2014/455 K. sayılı kararı uyarınca üç temel şart aranır:** (a) Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, (b) İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, (c) Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi. Yargıtay, özellikle 'değişik zamanlarda' ifadesinin önemini vurgulamıştır. 765 sayılı TCK'dan farklı olarak, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde bulunan 'değişik zamanlarda' ifadesi nedeniyle, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için suçların mutlaka farklı zamanlarda işlenmesi gereklidir. Bunun sonucu olarak, aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda tek suç oluşacak ve zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılamayacaktır. Ancak bu husus, TCK'nın 61. maddesi (cezanın belirlenmesi) uyarınca temel cezanın belirlenmesinde göz önüne alınabilir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/13887 E., 2017/4803 K. sayılı kararı da, sanığın aynı gün birden fazla gerçeğe aykırı abonelik sözleşmesi hazırlamasında 'değişik zamanlarda' unsurunun oluşmadığını, ancak TCK 61/1 maddesi gereği suçun işleniş biçimi ve meydana gelen zarar/tehlikenin ağırlığı bakımından alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden ceza belirlenebileceğini belirtmiştir. **'Tek fiil' veya 'bir fiil' kavramı:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.01.2017 gün ve 2014/1-840 E., 2017/35 K. sayılı ilamında, doğal anlamda birden fazla hareket bulunsa dahi, bu hareketlerin hukuki nedenlerden dolayı değerlendirmede birlik oluşturması suretiyle tek hareket olarak kabulünün kastedildiği belirtilmiştir. Örneğin, failin mağduru birden fazla yumruk vurmak suretiyle yaralaması durumunda, birden fazla hareket olmasına rağmen kastı bir kişiyi yaralamaya yönelik olduğundan, ortada tek fiil ve neticesi ile birlikte tek suç vardır. Bu, suçun kanuni tanımında yer alan hukuki anlamdaki 'tek bir fiili' oluşturur. TCK 43/3'te kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı özel olarak belirtilmiştir.