Bir ticari işletmeyi kendi adına işleten 'tacir' sıfatının hukuki tanımını, gerçek ve tüzel kişi tacirler arasındaki ayrımları Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendiriniz. Ayrıca, tacir olmanın getirdiği başlıca hukuki sonuçları ve yükümlülükleri, özellikle 'basiretli tacir' ilkesi bağlamında detaylıca açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220099

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 12'ye göre, bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye 'tacir' denir. Tacir, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef edinmiş, devamlı ve bağımsız bir işletmeyi işleten kişidir. **Tacir Türleri:** (1) **Gerçek Kişi Tacirler:** Bir ticari işletmeyi kurup açtığını ilan eden veya işletmesini ticaret siciline tescil ettiren kişi, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Kanuni bir yasağa aykırı veya izinsiz olarak işletme işleten kişi de tacir sayılır. Küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmeyi onların adına işleten yasal temsilci tacir sayılmaz; tacir sıfatı temsil edilen küçük veya kısıtlıya aittir. Ancak yasal temsilci ceza hükümlerinin uygulanması yönünden tacir gibi sorumlu olur. Bir ticari işletme açmış gibi kendi adına veya hukuken var sayılmayan bir şirket adına işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı 'tacir gibi sorumlu' olur. (2) **Tüzel Kişi Tacirler:** Ticaret şirketleri ticaret siciline tescil ile tacir sıfatı kazanır. Amacına ulaşmak için ticari işletme işleten vakıf ve dernekler de ticari işletme işletmeleri şartına bağlı olarak tacir sıfatı kazanır. Ancak kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar ticari işletme işletseler dahi tacir sayılmaz. Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da (özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere) tacir sayılır; ancak bu kamu tüzel kişileri kendileri tacir sayılmaz. **Tacir Olmanın Hukuki Sonuçları ve Yükümlülükleri:** Tacir olmanın en önemli sonucu, basiretli bir tacir gibi hareket etme zorunluluğudur (TTK madde 18). Bu ilke, tacirin ticari faaliyetlerinde özenli, tedbirli ve makul davranması gerektiğini ifade eder. Diğer sonuçlar şunlardır: (1) İflas Hükümlerine Tabi Olma: Tacirler, her türlü borçları için iflas hükümlerine tabidir. (2) Ticaret Siciline Kayıt ve Ticaret Unvanı Kullanma: Ticari işletmenin kurulmasından itibaren 15 gün içinde ticaret siciline kaydettirme ve ticaret unvanı seçerek kullanma yükümlülüğü (TTK madde 40, 41). (3) Ticari Defter Tutma ve Envanter Çıkarma: Tacirlerin ticari defter tutma ve envanter çıkarma yükümlülüğü vardır. (4) Oda Kaydı: Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticari işletmelerinin bulunduğu yerdeki ticaret ve sanayi odalarına kayıt yaptırması gerekir. (5) Aşırı Ücret/Ceza İtiraz Edememe: Tacirler, basiretli tacir ilkesi doğrultusunda, ticari faaliyetleri sonucu kararlaştırılan aşırı ücret veya cezalara itiraz edemez. (6) Bildirim ve İhtar Şekilleri: Tacirler arasındaki temerrüde düşürme, fesih, dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır. (7) Uygun Ücret ve Faiz Talep Hakkı: Ticari işletmesiyle ilgili yaptığı bir iş veya hizmet karşılığında uygun ücret ve avansları için faiz isteyebilir. (8) Hapis Hakkı Kolaylığı: Her iki tarafı da tacir ve ticari iş niteliğindeki ilişkilerde hapis hakkı kullanımında kolaylık sağlanmıştır. (9) Fatura Düzenleme: Ticari işletmesi kapsamında mal satmış veya hizmet görmüş tacir, karşı tarafın talebi üzerine fatura düzenlemek zorundadır. Bu sonuçlar, tacirlerin ticari hayattaki özel statüsünü ve bu statüden doğan sorumluluklarını ortaya koymaktadır.