6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre ticari davaların sınıflandırılmasını (mutlak, nispi ve istisnai ticari davalar) ve her bir sınıflandırmanın temel kıstaslarını karşılaştırmalı olarak açıklayınız. Ayrıca, 01.01.2019 tarihi itibarıyla ticari davalarda zorunlu hale gelen arabuluculuk müessesesinin hukuki dayanağını ve uygulama alanını değerlendiriniz.
Ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 4'te düzenlenmiş olup, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmesi şartıyla ticari sayılan istisnai davalar olarak üç ana grupta incelenir. (1) **Mutlak Ticari Davalar:** Bu davalarda tarafların tacir sıfatının olup olmadığına bakılmaksızın, uyuşmazlığın doğrudan ticari niteliği esas alınır. TTK madde 4/1'de, TTK'dan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile Türk Medenî Kanunu'nun rehin karşılığında ödünç verme işleri, Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması, rekabet yasağı, yayın sözleşmesi, kredi mektubu, komisyon sözleşmesi, ticari temsilciler, havale, saklama sözleşmeleri gibi hükümlerden doğan davalar, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuat, borsa, sergi, panayır, pazar ve antrepo gibi özel hükümlerden doğan davalar ile bankalar, diğer kredi kuruluşları ve finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerden doğan davalar mutlak ticari dava sayılır. (2) **Nispi Ticari Davalar:** TTK madde 4'e göre, bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması VE uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmektedir. Taraflardan sadece biri tacir olsa dahi bu dava nispi ticari dava niteliği taşımaz. (3) **Herhangi Bir Ticari İşletmeyi İlgilendirmesi Şartıyla Ticari Sayılan Davalar:** Bu davalar, istisnai nitelikte olup, kural olarak mutlak veya nispi ticari dava olmasalar bile, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi şartıyla ticari dava kabul edilir. TTK madde 4/1'de belirtilen havale, vedia (saklama sözleşmeleri) ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bu kategoriye girer. **Ticari Davalarda Arabuluculuk:** 01.01.2019 tarihi itibarıyla, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı olarak zorunlu hale getirilmiştir. Bu durum, TTK madde 5/A'da 'Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır' şeklinde düzenlenmiştir. Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hallerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Bu düzenleme, ticari uyuşmazlıkların yargı önüne gelmeden daha hızlı ve etkin bir şekilde çözülmesini, mahkemelerin iş yükünü azaltmayı ve ticari hayatın dinamik yapısına uygun alternatif bir çözüm yolu sunmayı amaçlamaktadır. Tüm ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine, aksine hüküm bulunmadıkça, Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.