Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 8'de düzenlenen 'yer bakımından uygulama' ilkesini ve bu ilkenin farklı uygulama alanlarını hukuki gerekçeleriyle açıklayınız. Özellikle, Türk vatandaşlarının yurt dışında işlediği suçlar ile yabancı ülkelerde yargılanan kişilerin Türkiye'deki yargılama ve infaz süreçleri arasındaki ilişkiyi Yargıtay içtihatları ışığında irdeleyiniz.
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 8. maddesi, 'yer bakımından uygulama' ilkesi olan mülkilik (ülkesellik) ilkesini düzenlemektedir. Bu ilke, ceza kanunlarının millî egemenliğin bir sonucu olarak, Türkiye'de işlenen suçlar hakkında sanığın ve mağdurun uyrukluğuna bakılmaksızın Türk kanunlarının uygulanacağını belirtir (TCK 8/1). Maddeye göre, fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır. TCK 8/2, Türk ülkesinin coğrafi ve hukuki anlamını genişleterek, suçun Türkiye'de işlenmiş sayılacağı halleri detaylandırır: (a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında, (b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla, (c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla, (d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı işlenmesi. Bu genişletilmiş tanım, uluslararası hukukta kabul gören bazı ilkeleri yansıtır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/128 E., 2015/128 K. sayılı kararında, Türk vatandaşının yurt dışında işlediği 'göçmen kaçakçılığı' suçundan Yunanistan'da yargılanıp ceza almasına rağmen, fiilin Türkiye'den çıkış anında suçun oluşması ve suçun Türkiye'de işlenmiş sayılması nedeniyle Türkiye'de yeniden yargılanmasına engel teşkil etmediği belirtilmiştir. Bu durum, TCK 9. maddesi gereği, Türkiye'de işlenen suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimsenin Türkiye'de yeniden yargılanabileceği ilkesine dayanır. Ancak, mükerrer infazın önlenmesi, adalet ve hakkaniyet esasları gözetilerek TCK 16. maddesi uyarınca, yurt dışında gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir. Yargıtay, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 14/7. maddesinde yer alan 'Hiç kimse, bir ülkenin yasalarına ve ceza usulüne göre daha önce kesin olarak mahkum olmuş ya da beraat etmişse, aynı fiil için yeniden yargılanamaz ve cezalandırılmaz' hükmünü, fiilin her iki ülke yönünden de suç olarak kabul edilmesi halinde Türkiye'de yargılamaya engel teşkil etmeyeceği şeklinde yorumlamıştır. Bu, mülkilik ilkesinin uluslararası sözleşmelerle olan karmaşık ilişkisini ve Türk hukuk sisteminin kendi egemenlik alanındaki suçları yargılama konusundaki kararlılığını gösterir.