Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre kararların verilmesi usulünü (CMK 33) hem duruşmalı hem de duruşma dışı kararlar için açıklayınız. Yargıtay içtihatları ışığında, özellikle 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kararının geri alınması veya açıklanması durumlarında duruşma açma zorunluluğunu ve bu zorunluluğa uyulmamasının hukuki sonuçlarını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220096

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 33, kararların verilmesi usulündeki temel ilkeyi düzenler. Buna göre, duruşmada verilecek kararlar, Cumhuriyet savcısı, duruşmada hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlendikten sonra verilir. Kanun, taraflar hazır bulunmasa da duruşma yapılabileceğini belirttiği hallerde, sadece hazır bulunan taraflar dinlenerek karar verilir. Duruşma dışındaki kararlar için ise sadece Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşü alınır. Bu madde, yargılamanın şeffaflığı, tarafların dinlenilme hakkı ve hukuki güvenlik ilkelerini sağlamayı amaçlar. Yargıtay içtihatları, özellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) müessesesi bağlamında CMK 33 ve 223. maddelerinin uygulanmasını sıkça ele almıştır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/983 E., 2018/6527 K. sayılı kararında ve yine 2020/27231 E., 2022/7281 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, HAGB kararı verildikten sonra sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde veya 6352 sayılı Yasa gibi yasal değişikliklerin yürürlüğe girmesi nedeniyle mahkemenin dosyayı resen ele alması durumunda, mahkemenin yeniden duruşma açarak tarafları usulünce duruşmaya davet ettikten sonra hükmü açıklaması gerektiği vurgulanmıştır. Dosya üzerinden duruşma açılmaksızın hükmün açıklanmasına karar verilmesi, CMK'nın 33 ve 223. maddelerine aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/15134 E., 2015/6238 K. sayılı kararında da benzer şekilde, HAGB kararının kaldırılması üzerine duruşma açılmadan ek kararla hüküm kurulmasının CMK 33'e aykırı olduğu ve bozma nedeni olduğu belirtilmiştir. Bu kararlar, HAGB'nin geri alınması veya açıklanması durumunda sanığın savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının güvence altına alınması için duruşmalı yargılama ilkesinin korunması gerektiğini ortaya koymaktadır. CMK 182 (aleni duruşma) ve 188 (duruşmada bulunacaklar) maddeleri de bu ilkenin dayanaklarındandır. Ayrıca, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2007/6368 E., 2008/5586 K. sayılı kararı, karar verilen oturumda hazır olan katılan vekili ile Cumhuriyet Savcısı dinlenilmeden karar verilmesinin de CMK 33'e aykırı olduğunu belirtmiştir, bu da tarafların iddia ve savunmalarını sunma hakkının önemini vurgular.