Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen nişanlılık müessesesini, evlenme vaadi ile olan ilişkisi, şekil şartı ve yasal temsilcinin rızası gibi geçerlilik koşulları açısından değerlendiriniz. Ayrıca, nişanın bozulması halinde tarafların birbirlerinden talep edebileceği maddi ve manevi tazminat haklarını, bu hakların sınırlarını ve zamanaşımı süresini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220094

Nişanlılık, Türk Borçlar Kanunu'nda açıkça düzenlenmemekle birlikte, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 118. maddesinde 'Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur' şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım, nişanlılığın temelini bir evlenme vaadinin oluşturduğunu ve evlenme niyeti taşımayan birlikteliklerin hukuken nişanlılık sayılmayacağını belirtir. Nişan işleminin geçerliliği için herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır; yazılı, sözlü, törenli veya törensiz, açık veya örtülü beyanlarla gerçekleşebilir. Ancak nişanın geçerli bir hukuki işlem olabilmesi için bazı koşullar aranır: (1) Ayırt Etme Gücü: Nişanlanacak tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. (2) Ciddi ve Sağlam Nişanlanma İradesi: İrade beyanları muvazaaya, hataya, korkutmaya veya hileye dayanmamalı, özgür iradeyle olmalıdır. (3) Yasal Temsilcinin Rızası: Ayırt etme gücü olan küçük veya kısıtlı bireylerin nişanlanması halinde yasal temsilcilerinin rızası şarttır. (4) Kesin Evlenme Engelinin Varlığı: TMK 125, 129-130 maddelerindeki mutlak evlenme engellerinin (örneğin hısımlık) bulunmaması gerekir. Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava açma hakkı vermez, ancak nişanın bozulması bazı hukuki sonuçlar doğurur. TMK 122'ye göre, nişandan vazgeçme, nişanlılardan birinin ölümü veya benzeri bir sebeple nişanlılık sona erdiğinde, nişanlıların birbirlerine, ana babalarına veya onlar gibi hareket eden kişilerin diğer nişanlıya vermiş oldukları 'alışılmışın dışındaki' hediyeler (altın, ziynet eşyası vb.) geri istenebilir. Değeri yüksek olmayan, örf ve adete göre verilmesi normal olan, tüketilen veya eskiyen hediyeler geri istenemez. **Maddi Tazminat:** TMK 120'ye göre, nişanlılardan birinin haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozması veya taraflardan birine yüklenebilen bir sebeple nişanın bozulması durumunda, kusuru olan taraf, diğer tarafın evlenmek amacıyla yapmış olduğu harcamaları ve nişan giderlerini (çeyiz, ev kiralama vb.) ödemekle yükümlüdür. Bu talep, tarafların ana babası veya onlar gibi davranan yakınları tarafından da ileri sürülebilir. **Manevi Tazminat:** TMK 121'e göre, nişanın bozulması yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu taraftan manevi tazminat isteyebilir. Ancak, nişanın bozulmasından duyulan olağan üzüntü nedeniyle manevi tazminat istenemez. Manevi tazminat, ayrılığın toplumda çok olumsuz değerlendirilmesi, psikolojik çöküntü, sırların ifşası, onur kırıcı davranışlar gibi kişilik haklarını ciddi şekilde etkileyen durumlarda gündeme gelir. Nişanlılığın sona ermesinden doğan tüm dava hakları, nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar (TMK 123).