Türk Medeni Kanunu'na göre velayeti kendisinde olmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını düzenleyen temel hükümleri ve bu hakkın sınırlarını, çocuğun üstün yararı ilkesi bağlamında detaylıca açıklayınız. Ayrıca, üçüncü kişilerin bu hakkı hangi koşullarda talep edebileceğini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #220086

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), çocukla kişisel ilişki kurulması hususunu 182. ve 323. maddelerinde düzenlemektedir. TMK madde 182, mahkemenin boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenleyeceğini belirtir. TMK madde 323 ise, ana ve babadan her birinin, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu ifade eder. Bu hakkın temelinde, çocuğun üstün yararı ilkesi yatar. Mahkeme, kişisel ilişki sürelerini belirlerken öncelikle çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarını, tarafların yerleşim yerlerinin birbirine uzaklığını ve ziyaretlerin olması gereken süre ve periyodunu göz önünde bulundurmalıdır. Örneğin, emzirilme çağındaki bir bebeğin babasının yanında yatılı kalması beklenemez; öğrenimine devam eden çocuğun okul hayatı da göz önünde bulundurulmalıdır. Kişisel ilişki kurma hakkının sınırları, TMK madde 324 ve 325'te belirtilmiştir. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını kanunda öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir. Ayrıca, velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Üçüncü kişilerin kişisel ilişki kurma hakkı ise TMK madde 325'te 'Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir' şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda, çocuğun anneannesi, babaannesi, dedeleri gibi diğer aile bireyleri de çocuğun üstün yararı ilkesi göz önünde bulundurularak kişisel ilişki talep edebilir. Bu dava türlerinde yetkili mahkeme, TMK 326 gereği çocuğun oturduğu yer mahkemesidir ve görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir.