Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının, hukuk hakimini bağlayıcılığı konusunda Borçlar Kanunu Madde 53 (yeni TBK Madde 74) ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun K.2022/15 sayılı kararı ışığında nasıl bir değerlendirme yapılabilir? Özellikle ceza mahkemesinin maddi olgu tespiti hukuk hakimini bağlar mı?
BK Madde 53 (yeni TBK Madde 74), hukuk hakiminin, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla bağlı olmadığını belirtir. Ancak, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ceza mahkemesinin kesinleşmiş bir kararıyla tespit ettiği maddi olgular (fiilin işlenip işlenmediği, kim tarafından işlendiği gibi) ve fiilin hukuka aykırılığı hususu hukuk hakimini bağlar. HAGB kararı, CMK Madde 231/5 uyarınca sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayan, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir 'hüküm' niteliğinde değildir. Bu nedenle, HAGB kararının kendisi, maddi olgu tespiti açısından hukuk hakimini doğrudan bağlamaz. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun K.2022/15 sayılı (metinde atıf yapılan) kararında belirtildiği gibi, HAGB kararına giden süreçte, özellikle Yargıtay ceza dairesi tarafından bir bozma kararı verilmiş ve bu bozma kararında sanığın (hukuk davasının davalısının) kusurlu olduğuna dair maddi bir olgu tespiti yapılmışsa ve yerel ceza mahkemesi bu bozmaya uyarak HAGB kararı vermişse, Yargıtay aşamasında kesinleşen bu maddi olgu tespiti (sanığın kusurunun varlığına ilişkin tespit) hukuk hakimini bağlayacaktır. Yani, HAGB kararının kendisi değil, ancak bu karara dayanak teşkil eden ve kesinleşmiş bir üst mahkeme kararıyla saptanan maddi olgular bağlayıcı olabilir. Hukuk hakimi, bu maddi olguyu esas alarak kendi değerlendirmesiyle kusur oranını ve tazminat miktarını belirleyecektir.